Sitem Googleda Çıkmıyorsa Ne Yapmalıyım?

Sitem Googleda çıkmıyor düşüncesine kapılıyorsanız ve web siteniz Google arama sonuçlarında görünmüyorsa sitenizle ilgili bazı şeyler Google’da görünmenizi engelleyebilir. Her şeyi doğru yaptığınızı düşünüyorsunuz, ancak yine de siteniz Google’da çıkmıyorsa bunun pek çok nedeni olabilir.

İyi haber şu ki birçoğunun düzeltilmesi kolaydır. Google’da görünmemenizin olası yeni nedenlerini ve her bir sorunu nasıl çözeceğinizi kolaylıkla öğrenebilirsiniz.

Haydi gelin bu sorunu birlikte çözelim.

Sitem Google da Neden Çıkmıyor Sorusunun Nedenleri

  • Sitem Googleda Neden Çıkmıyor Sorusunun Nedenleri
  • Web Siteniz Çok Yeni Olabilir
  • İndex Kontrolü Yapın, Googleda Çıkan Sayfalarınızı Öğrenin
  • Search Console Hesabı
  • Site Haritalarının Yüklenmesi
  • Özgün İçerikler
  • Robots Hataları
  • Landing Pagelerden Faydalanın

Sonuç:

Bilinmesi gereken önemli bir konu da şudur. Web sitenizi arama sonuçlarında görmek için Google’a herhangi bir şey yazdığınızda bu her zaman web sitenizi bulmanızı sağlamaz.

Google, aramaya çalıştığınız sayfanın varlığından haberdar değilse veya sıralamaya uygun olmadığını düşünüyorsa, üst sırada yer alan arama sonuçlarında hiçbir yerde sitenizi göremeyebilirsiniz. Sıralamaya çalıştığınız sayfa, ana sayfanız da olabilir. Bu nedenle, Google’da görünmek için yerine getirilmesi gereken 3 koşul vardır:

  • Google, sitenizin var olduğunu bilmeli,
  • Siteniz kaliteli ve özgün olmalı,
  • Google tüm önemli sayfaları bulup bunlara erişim sağlayabilmelidir.

Web Siteniz Çok Yeni Olabilir

Web sitenizin Googleda çıkmıyor sorusunun bir nedeni sitenizin çok yeni olması olabilir, arama sonuçlarında sitenizin görünmesi zaman alacaktır. Web sitem Googleda çıkmıyor sorunlarında Google’ın yeni siteleri ve web sayfalarını keşfetmesi zaman alabilir. Örneğin web sitenizi bu sabah başlattıysanız ve arama sonuçlarında sitenizi bulamıyorsanız bunun en olası açıklaması Google’ın henüz sitenizi bulamamış olmasıdır.

İndex Kontrolü Yapın, Googleda Çıkan Sayfalarınızı Öğrenin

Google’ın web sitenizin var olup olmadığını bilip bilmediğini kontrol etmek için site:sitenizinadı.com gibi bir arama yapabilirsiniz. Burada sitenizinadı kısmını kendi sitenizin adıyla değiştirin. Örnekle benim sitem için bu arama site:gokhanvatanci.com olacaktır. En az bir sonuç varsa, bu Google’ın sayfanızın var olduğunu bildiği anlamına gelir. Ancak web sitenizin var olduğunu bilseler bile, sıralamaya çalıştığınız sayfayı bilmiyor olabilirler ya da siteniz yüksek sıralarda olmadığı için sitenizi göremiyor olabilirsiniz.

Search Console Hesabı

Google Search Console nedir? Google Search Console’da kullanıcılar, genellikle bir web sitesine belirli düzeylerde girişler yapabilir. GSC ve tüm Google çözümleri için işleri kolaylaştırdığından kullanmaya başlamadan önce bir gmail.com e-posta adresi kullanmanız da önerilir. Siteniz adına açılmış Google Search Console aracıyla Sitemap.xml dosyalarınızı göndererek sitenizin varlığını Google’a bildirip sitenizin Googleda çıkmasını sağlayabilirsiniz.

Site Haritalarının Yüklenmesi

Site haritası nedir? Site haritası, XML belge biçiminde bir web sitesini oluşturan sayfaların listesidir. Google’a sitenizdeki tüm sayfalar, hangilerinin en önemlileri olduğu ve bu sayfaların ne sıklıkta güncellendiği hakkında bilgi almanın bir yoludur.

Bir site haritasının tek başına sıralamaları veya konumları artırmaya yardımcı olmadığını hatırlamak önemlidir. Arama motorlarına bir blogun veya sayfanın nasıl var olduğunu göstermenin de bir yoludur.

Web sitenizi kurmaya başlarken, Google ve diğer arama motorlarının kaç sayfa eklendiğini, güncelleme oranını ve sitenizin temel yapısını bilmesi için bir site haritası oluşturmak da yararlıdır. Bu şekilde, yeni içerik çok daha hızlı dizine eklenecektir.

WordPress site haritası oluşturmanın farklı yolları vardır. İlgili eğitimlerle, Google XML Site Haritaları eklentisi aracılığıyla bunu başarmanın çok basit bir yolunu öğrenebilirsiniz. Diğer bir alternatif ise Yoast WordPress SEO eklentisidir.

Özgün İçerikler

Özgün içerikler ile Google’da rahatlıkla üst sıralara çıkabilirsiniz. Google botları iyi bir kullanıcı deneyimi yaşatmak için kurgulanmıştır. Dolayısıyla birbirinin aynı, kopya duplicate contentleri sıralamadan uzaklaştırır. Sitenizde yer alan içeriklerin özgün olduğundan emin olmalısınız. Yoksa web siteniz Googleda çıkmayabilir.

Robots Hataları

Disallow etiketi yardımıyla sayfaların meta bilgisine erişilebilir ve aramalarda istenilen hesapların dizinde durdurması ve koyulmaması komutunu verebilir. Sitenizin Googleda çıkmamasının bir nedeni de Robots.txt dosyanızda botları engelleyen bir komut olabilir.

Landing Pagelerden Faydalanın

Görünmek istediğiniz anahtar kelimeyle ilgili bir landing page, açılış sayfanız olmalıdır. Google’a, sayfanızın hedef aramanız için diğer herhangi bir web sitesindeki herhangi bir sayfadan daha üst sıralarda yer almayı hak ettiğinizi kanıtlamalısınız.

Sonuç:

Sonuç itibariyle pek çok sebepten dolayı web sitem Googleda çıkmıyor diyebilirsiniz. Bu sorunun temel nedenini saptayıp ona göre hareket etmek gerekmektedir. Robots dosyanız, Sitemap dosyalarınız, içerik tasarımınız vs. sebeplerden dolayı siteniz Google’da çıkmıyor olabilir. Tüm bunları kontrol edin, her şeyin düzgün çalıştığından emin olduktan sonra birkaç gün vakit bırakın. Siteniz Google’da görünmeye başlayacaktır.

Her şeyi doğru yaptığınıza eminseniz ancak yine de web sitem Google da çıkmıyor diyorsanız bana yazmaktan çekinmeyin. Bir de birlikte bakalım. 🙂

Sitem Googleda Çıkmıyorsa Ne Yapmalıyım?

WordPress’te Kullanıcılar Arasında Hızlı Geçiş Nasıl Yapılır?

Kullanıcı değiştirme birçok nedenden dolayı önemlidir. Çoğu zaman, başka bir iş yapmak için bir kullanıcı olarak oturumu kapatmanız ve başka bir kullanıcı olarak oturum açmanız gerekir. Belki de ekip üyelerinize yardım etmeniz gerekiyor. Durumlar sınırsız olabilir. Kullanıcı hesaplarını birden çok kez değiştirmeniz gereken durumlardan birindeyseniz. Veya çok fazla tahmin edilemezlik ile farklı kullanıcılara geçmeniz gerekiyor. Sizin için Ücretsiz bir çözümümüz var.

İşlem, düzenli olarak oturumu kapattığınız ve farklı hesaplar veya birden çok hesap arasında geçiş yapması gereken yöneticiler arasındaki test ortamları için kullanışlıdır.

Kullanıcı yönetimi, hesap sahiplerinin ve yöneticilerin, roller ve eklenti özellikleri ekleyerek, silerek ve atayarak kullanıcılarını yönetmesine olanak tanır. Kullanıcılar ekranından herhangi bir kullanıcı hesabına anında geçiş yapın. Eklenti ayrıca WordPress, WordPress Multisite, WooCommerce, BuddyPress, bbPress ve çoğu iki faktörlü kimlik doğrulama eklentileriyle uyumludur. Ancak, yalnızca düzenleme yeteneği olan kullanıcılara izin verir; diğer kullanıcılar kullanıcı hesaplarını değiştirebilir. Varsayılan olarak, bu yalnızca tek siteli kurulumlarda yöneticiler ve Multisite kurulumlarında Süper Yöneticilerdir.

Kullanıcı Değiştirme, kullanıcıların başka bir hesaba geçmesine izin vermek için tarayıcı tanımlama bilgilerini kullanır. Çerezleri, WordPress çekirdeğindeki kimlik doğrulama çerezleri gibi tam mekanizmayı kullanarak çalışır. Bu nedenle değerleri, potansiyel olarak kişisel olarak tanımlanabilir bilgiler olarak ele alınması gereken, düz metin olarak kullanıcının kimlik alanını içerir. Çerezler gibi kullanıcı kimlik bilgilerini herhangi bir 3. taraf sunucu/cihazla paylaşmadığından kullanıcı değiştirme güvenlidir. Son olarak, kısaca bu eklentinin özelliklerinden bahsedelim. Ardından, eklentiyi nasıl kuracağınızı ve kullanacağınızı göstereceğiz.

Özellikler :

  • Kullanıcı Değiştirme, Geçiş Değiştirme özelliğine sahiptir: Anında kaynak hesabınıza geri dönün Kullanıcılar arasında işlem yapmak güvenlidir.
  • Eklenti, WordPress, WordPress Multisite, WooCommerce, BuddyPress, bbPress ve çoğu iki faktörlü kimlik doğrulama eklentileriyle uyumludur.
  • Kullanıcıları kolayca değiştirebilirsiniz. Kullanıcılar ekranından herhangi bir kullanıcı hesabına anında geçiş yapmanızı sağlar.
  • Ayrıca, hızlı bir şekilde kapatabilirsiniz. Bunun anlamı, hesabınızdan çıkış yaptıysanız ancak anında tekrar giriş yapma olanağınız varsa.
  • Ancak, yalnızca diğer kullanıcıları düzenleme yeteneğine sahip kullanıcıların kullanıcı hesaplarını değiştirmesine izin verir. Bu nedenle, varsayılan olarak bu, yalnızca tek siteli kurulumlarda yöneticiler ve Multisite kurulumlarında Süper Yöneticiler için ayarlanmıştır.
  • Parolalar için yüksek güvenlik ile birlikte gelir. Şifreleri göstermiyor.
  • Ayrıca, geçiş yaptığınız hesabı hatırlarken ve geri geçiş yaparken WordPress’teki çerez doğrulama sistemini kullanabilirsiniz.
  • Eklenti ayrıca WordPress’te nonce güvenlik sistemini uygular, yani yalnızca kullanıcıları değiştirmeyi düşünenler geçiş yapabilir.
  • Uygun olduğunda kullanıcı oturumu doğrulaması ve SSL üzerinden yönetim için tam desteğe sahip olacaksınız. 
  • Eklenti, herhangi bir üçüncü tarafa veri göndermez ve herhangi bir üçüncü taraf kaynağı içermez.
  • Kullanıcı Değiştirme eklentisinin kullanımı tamamen ücretsizdir. Yani ekstra özellikler için para ödemenize gerek yok.

Fiyatlandırma Ayrıntıları:

Kullanıcı Değiştirme, WordPress siteleri için etkili Kullanıcı yönetimi eklentilerinden biridir. Eklentinin kullanımı ücretsizdir, ancak aynı zamanda premium bir sürüm sağlar. Eklenti, WordPress eklenti dizininde ücretsiz olarak mevcuttur. Ücretsiz sürüm, pratik bir Kullanıcı Değiştirme oluşturmak için gerekli tüm özelliklere sahiptir.

Kullanıcı Değiştirme Eklentisi Nasıl Kurulur ve Etkinleştirilir

Yükleme işlemi Basittir. Eklentiyi kurmak ve etkinleştirmek için aşağıda belirtilen basit adımları takip edebilirsiniz.

  • Adım 1:  İlk olarak, WordPress panonuzda Yönetici olarak oturum açın. Kullanıcı olarak eklenti yükleme izniniz olduğundan emin olun.
  • Adım 2:  Şimdi, WordPress panosunun sol tarafındaki paneldeki “ Eklentiler” seçeneğine tıklayın. Ardından “ Yeni Ekle” seçeneğine tıklayın.
  • Adım 3:  Kontrol panelinin sağ üst köşesinde bir arama çubuğu göreceksiniz. Şimdi “ Kullanıcı Değiştirme Eklentisi”ni arayın .
  • Adım 4 : Bundan sonra, “Şimdi Kur”  a tıklamanız gerekir  .
  • Adım 5:  Kurulumdan sonra, sitenizde kullanmak için Kullanıcı Değiştirme Eklentisini etkinleştirmeniz gerekecektir. Şimdi,  “Etkinleştir” e tıklayın.

Artık eklentiyi başarıyla yüklediniz ve etkinleştirdiniz. Bu eklentiyi kullanarak kontrol panelinde tek bir tıklama ile istediğiniz herhangi bir kullanıcıya kolayca geçiş yapabilirsiniz.

Kullanıcı Değiştirme Eklentisini Kullanarak WordPress Panosundan Tek Tıklamayla Kullanıcılar Nasıl Değiştirilir

Eklentiyi sitenizde etkinleştirdikten sonra bu eklentiyi sitenizde kullanmaya başlayabilirsiniz. Eklentiyi sadece birkaç tıklama ile kolayca kurabilirsiniz. Kullanıcı Değiştirme Eklentisinin nasıl kullanılacağını aşağıda adım adım açıkladık,

  • Adım 1:  Öncelikle, WordPress panosunun sol tarafında bulunan “ Kullanıcılar ” seçeneğine gidin. Ardından  “Profil ” seçeneğini seçin.
  • Adım 2:  Bundan sonra bir kullanıcı düzenleyici paneliniz olacak. Kişisel seçenekleri bu bölümden değiştirebilirsiniz. Bu bölümde, kullanıcının profiline giden “ Kullanıcı Değiştirme ” bağlantısını alacaksınız .
  • 3. Adım: “ Seçeneği değiştir” seçeneğini  etkinleştirmek istiyorsanız , profil seçeneklerinden buna izin vermeniz gerekecektir. “Tüm Kullanıcılar” seçeneğinde “ Geçiş Yap ” bağlantısının orada olup olmadığını kontrol edin . “Geçiş Yap” bağlantısı, kullanıcılar bölümünde başarıyla etkinleştirilecektir. Bu şekilde, bu eklentiyi kullanarak kullanıcıları WordPress panosundan kolayca değiştirebilirsiniz.

Çözüm

Kullanıcı Değiştirme Eklentisi, kullanıcıları tek tıklamayla değiştirmek için etkili bir çözümdür. Kullanıcıyı WordPress panosundan kolayca değiştirebilirsiniz. WordPress eklenti dizininden ücretsiz olarak yükleyebilir ve etkinleştirebilirsiniz. Ek olarak, hesabınızdan çıkış yaptıysanız ancak hızlı bir şekilde tekrar giriş yapma olanağını koruduysanız, anında kaynak hesabınıza geri dönebilirsiniz.

Ayrıca eklenti WordPress, WordPress Multisite, WooCommerce, BuddyPress, bbPress ve çoğu iki faktörlü kimlik doğrulama eklentileriyle uyumludur. Ayrıca, yalnızca diğer kullanıcıları düzenleme yeteneğine sahip kullanıcıların kullanıcı hesaplarını değiştirmesine izin verir. Varsayılan olarak, seçenek yalnızca tek site kurulumlarında Yöneticiler ve Çoklu Site kurulumlarında Süper Yöneticilerdir. SSL üzerinden kullanıcı doğrulama ve yönetim için tam destek ile birlikte gelir.

Kurulum ve kurulum süreci çok basittir. Eklentiyi kurmak ve etkinleştirmek için aşağıda belirtilen adımları takip edebilirsiniz. Ayrıca, bu eklentinin nasıl kurulacağını adım adım anlattık. Bu makalenin, Kullanıcı Değiştirme eklentisini kullanarak sitenizin ön ucundaki kullanıcıları değiştirmenize yardımcı olacağını umuyoruz.

WordPress’te Kullanıcılar Arasında Hızlı Geçiş Nasıl Yapılır?

WordPress’te PublishPress nasıl kurulur ve yapılandırılır

PublishPress Plugin, Takvimi yönetmek için popüler WordPress eklentilerinden biridir. Eklenti, içeriği planlamak için bir editoryal takvim de dahil olmak üzere WordPress içeriğini yönetmek için ihtiyacınız olan tüm özelliklere sahiptir. İçerik güncellemeleri için özel durum ve bildirimler oluşturabilirsiniz. WordPress eklenti dizininden ücretsiz olarak yükleyebilir ve etkinleştirebilirsiniz. Bu eklentiyi kullanarak yüksek kaliteli içerik yayınlayabilirsiniz. Ayrıca, WordPress içeriğini etkin bir şekilde yönetmek için bir takvim oluşturabilirsiniz.

Takvim, yayınlama programınıza ilişkin güçlü bir genel bakış sağlar. Editoryal Takvimi kullanarak içeriğin ne zaman planlandığını ve ne zaman yayınlandığını kolayca görebilirsiniz. Ayrıca içeriği yeni yayın tarihine sürükleyip bırakabilirsiniz. Ayrıca, Takvimi gönderi durumuna, kategorilere, kullanıcılara veya gönderi türlerine göre filtrelemenize olanak tanır. Ayrıca, Kullanıcılar herhangi bir gönderi için bireysel olarak veya kullanıcı gruplarını seçerek bildirimlere abone olabilirler. PublishPress eklentisi, gönderi türlerine, kategorilere, durum değişikliklerine ve çok daha fazlasına dayalı güçlü bildirim iş akışları oluşturmanıza olanak tanır.

Takvim, tarihlere göre düzenlenmiş içeriği görmenizi sağlar. Ayrıca, İçeriğe Genel Bakış, ayrıntılı incelemenize ve duruma, kategorilere veya kullanıcılara göre düzenlenmiş içeriği görmenize olanak tanır. Ayrıca durumu, rengi ve simgeyi özelleştirebilirsiniz. Durum eklemenizi de sağlar. Bu eklentinin en önemli özelliği yorum yapabilmesidir. Yazdığınız her gönderinin altına yorum bırakabilirsiniz. Yazarlar ve editörler arasındaki bu özel görüşme, yayınlanmadan önce nelerin değiştirilmesi gerektiğini tartışmanıza olanak tanır. Eklentinin hem premium hem de ücretsiz bir sürümü vardır. Ayrıca eklenti, PublishPress yazar pro, Publishpress izni pro ve daha pek çok profesyonel eklenti sağlar. Bu eklentinin temel öğelerini kısaca tartışalım,

Özellikler:

  • PublishPress eklentisi, WordPress içeriğini yönetmek için güçlü özellikler sağlar.
  • Eklenti, kullanıcı dostu bir arayüze ve basit bir kurulum sürecine sahiptir.
  • Eklenti, editoryal Takvim özelliğiyle birlikte gelir. Editoryal Takvimi kullanarak içeriğin ne zaman planlandığını ve ne zaman yayınlandığını kolayca görebilirsiniz.
  • Ayrıca, içeriği yeni yayın tarihlerine sürükleyip bırakabilirsiniz.
  • Ayrıca, kullanıcılar herhangi bir gönderi için bireysel olarak veya kullanıcı gruplarını seçerek bildirimlere abone olabilirler.
  • Eklenti, gönderi türlerine, kategorilere, durum değişikliklerine ve çok daha fazlasına dayalı olarak güçlü bildirim iş akışları oluşturmanıza olanak tanır.
  • Takvim’de durumu ve meta verileri özelleştirebilirsiniz. Yeni durum için simgeler, renkler eklemenizi sağlar. Ayrıca, bilgi ve açıklamayı, meta veri türünü girebilirsiniz.
  • Eklentinin ücretsiz ve premium bir sürümü var. Premium sürüm, çeşitli gelişmiş seçenekler ve araçlar sunar.
  • Ayrıca, kullanıcılarınızın yazdığınız her yazının altına yorum bırakmasına olanak tanır.
  • Meta veriler, içeriğiniz için önemli gereksinimleri takip etmenizi sağlar. Bu özellik, alanlar oluşturmanıza ve içerik öğeleri hakkında bilgi depolamanıza olanak tanır.
  • Eklenti özelliklerinin Pro sürümü, içeriğin yayınlanma tarihinden önce veya sonra bildirim göndermenize olanak tanır.
  • Premium sürüm, PublishPress yazar Pro, PublishPress Blocks Pro, PublishPress izin yanlısı ve daha pek çok profesyonel eklenti içerir.
  • Profesyonel eklentilerin ve gelişmiş araçların kilidini açmak için premium sürüme yükseltebilirsiniz.

Fiyatlandırma Ayrıntıları:

PublishPress, zengin özelliklere sahip ve kullanımı ücretsiz bir WordPress eklentisidir. WordPress eklenti kitaplığından ücretsiz olarak yüklenebilir ve etkinleştirilebilir. Eklenti ayrıca premium bir sürüm sağlar. Bir premium sürüm sunar – PublishPress Pro. Lisansı tek bir site için satın almak istiyorsanız, maliyeti 79 ABD dolarıdır. İki site için lisans satın almak istiyorsanız, yaklaşık 139$ tutacaktır. Üç site için lisansı 199$’dan satın alabilirsiniz. Fiyatlandırma, site lisanslarına olan ihtiyacınıza göre değişecektir.

PublishPress Eklentisi Nasıl Kurulur ve Etkinleştirilir

PublishPress’i WordPress sitenize indirmek ve kurmak için aşağıdaki adımları izlemelisiniz:

  • Adım 1: Her şeyden önce, WordPress yönetici kontrol panelinize giriş yapın. Yeni bir eklenti yüklemek için yönetici erişimine veya eklenti yükleme iznine sahip olmanız gerekir.
  • Adım 2:  Yönetici panelinin sol kenar çubuğundan Eklentiler seçeneğine tıklayın. Ardından  yeni bir eklenti yüklemek için Yeni Ekle seçeneğine tıklayın.
  • Adım 3: Şimdi, sayfadaki arama çubuğunu bulun ve  arama sorgusu olarak Publishpress’i girin . Bir sürü eklenti bulacaksınız. Aşağıdaki resme benzer olanı bulun.
  • Adım 4:  Eklentiyi WordPress sitenize indirip yüklemek için Şimdi Yükle düğmesine tıklayın.
  • Adım 5:  Eklentiyi sitenizde etkinleştirmek için mavi arka plana sahip Etkinleştir düğmesine tıklayın.

Eklenti artık eyleme hazır. Şimdi, WordPress’te PublishPress’in nasıl kurulacağını görelim.

PublishPress Eklentisi Nasıl Kurulur

Eklenti aktif olduğunda, sağlaması gereken tüm özellikleri kullanabiliriz. Bu bölümde size siteniz için Publishpress eklentisini nasıl kuracağınızı göstereceğim.

  • Adım 1:  Öncelikle, WordPress panosunun sol tarafındaki panelde bulunan “ PublishPress ” seçeneğine gidin. Ardından “ Ayarlar”  seçeneğini seçin.
  • Adım 2:  Şimdi bir kurulum paneliniz olacak. Dört bölümü değiştirebilirsiniz – Genel, Takvim, Meta Veriler ve durum. İlk önce “ Genel ” seçeneğini seçin. Bu bölümde, içeriğe genel bakışı düzenleyebilirsiniz. Yazı türlerine içerik eklemenizi sağlar. Ayrıca, bildirim ayarlarını değiştirmenize olanak tanır. “Beni haberdar et” veya “Bana haber vermeyi durdur” seçeneğini etkinleştirebilirsiniz. Ardından e-postayı ve web sitesi adını ekleyebilirsiniz. İçeriğin yazarını ve içeriği düzenleyen kullanıcıları da bilgilendirebilirsiniz.
  • Adım 3:  Bundan sonra,  “Bildirim İş Akışı ” bölümüne gidin. “Editör yorumlarında bildir” ve “içerik yayınlandığında bildir” seçeneklerini etkinleştirebilirsiniz. Ayrıca eklenti, meta veriler, Takvim, heykeller, bildirimler, içeriğe genel bakış ve diğer seçenekler gibi istediğiniz özellikleri seçmenize olanak tanır. İstediğiniz özellikleri etkinleştirin. Düzenlemeyi bitirdikten sonra, “Değişiklikleri Kaydet” düğmesine tıklayın.
  • Adım 4:  Şimdi “ takvim”  sekmesine tıklayın. Bu bölümde, görünmesini istediğiniz gönderi türünü etkinleştirebilirsiniz. Ayrıca, yayınlama zamanını görüntülemek için heykelleri seçmenize olanak tanır. Ayrıca saat biçimini ve günlük tam görünür gönderileri de ayarlayabilirsiniz. “Değişiklikleri kaydet” seçeneğine tıkladığınızdan emin olun.
  • Adım 5:  “ Meta veriler”  bölümünde, yeni meta veriler ekleyebilir ve mevcut meta verileri göstermek istediğiniz seçenekleri seçebilirsiniz. “Değişiklikleri Kaydet” düğmesine tıklayın.
  • Adım 6: Bundan sonra,  yazılar veya sayfalar için meta verileri etkinleştirmek için “ Meta Veri” bölümünün  altındaki “Seçenek” sekmesine tıklayın . Şimdi, yeni meta verileri eklemek için ‘Yeni “Meta Veri Ekle” seçeneğine gidin. Önce meta veri alanlarının adını girin, ardından bilgi ve açıklamayı girin. Meta veri türünü seçmenize ve kullanıcılar tarafından görüntülenebiliyorsa veya görüntülenmiyorsa seçeneği etkinleştirmenize olanak tanır. Düzenlemeyi bitirdikten sonra, “Yeni Meta Veri Terimini Kaydet” düğmesine tıklayın.
  • Adım 7:  Şimdi “ Durum”  sekmesine gidin. Durum açılır menüsünü yazı düzenleme ekranında gösterebilirsiniz. “Değişiklikleri Kaydet” düğmesine tıklayın. Yeni bir durum alanı eklemek istiyorsanız, durum bölümünün altındaki “Yeni Ekle” sekmesine tıklayın. İlk olarak, durumun açıklamasını ve adını eklemelisiniz. Ardından, durumun kimliği için rengi düzenlemenize ve durum için simgeyi seçmenize olanak tanır. Düzenlemeyi bitirdikten sonra, “Yeni Durum Ekle”  düğmesine tıkladığınızdan emin olun  . Bu şekilde, PublishPress eklentisini kolayca kurabilirsiniz.

WordPress’te Publishpress eklentisini bu şekilde kurabilirsiniz.

Çözüm

Kurulum ve kurulum süreci çok basittir. Eklentiyi kurmak ve etkinleştirmek için aşağıda belirtilen adımları takip edebilirsiniz. Ayrıca, bu eklentinin nasıl kurulacağını adım adım anlattık. Bu makalenin, PublishPress Eklentisini kullanarak sitenizin ön ucundaki kullanıcıları değiştirmenize yardımcı olacağını umuyoruz.

WordPress’te PublishPress nasıl kurulur ve yapılandırılır

ERP & CRM Yazıımlar

Kurumsal varlık yönetimi (ERP), operasyonel varlıkları ve ekipmanı korumak ve denetlemek için kullanılan yazılım, sistem ve hizmetlerin bir birleşimidir. Varlıkların yaşam döngüsü boyunca kalitesini ve kullanımını optimize etmeyi, verimli çalışma süresini artırmayı ve operasyonel maliyetleri azaltmayı amaçlar.

Kurumsal varlık yönetimi, iş yönetimi, varlık bakımı, planlama ve zamanlama, tedarik zinciri yönetimi ve çevre, sağlık ve güvenlik (EHS) girişimleri içerir.

Valflerden araçlara kadar her şeyin sensörler ve sistemler aracılığıyla bağlantılı olduğu Nesnelerin İnterneti (IoT) çağında, uygulayıcılar, gelişmiş analitik ve yapay zekayı ERP ile birleştiriyor. Aletli varlıklardan toplanan veriler yapay zeka teknikleri kullanılarak analiz ediliyor. Ortaya çıkan iç görüler, bakım ekiplerinin daha iyi kararlar almasına, verimliliği artırmasına, koruyucu bakım gerçekleştirmesine ve fiziksel varlıklarındaki yatırımları en üst düzeye çıkarmasına yardımcı oluyor.

ERP ve CRM arasındaki fark nedir?

ERP, genellikle bilgisayarlı bakım yönetimi sistemi (CRM) ile ilişkilendirilir, ancak ERP ve CRM karşılaştırmasına yakından bakıldığında bunların farklı olduğu ortaya çıkar. CRM ERP’nin bir boyutu olabilir. Bakım yönetimi süreçlerini kolaylaştırmak ve otomatikleştirmek için bilgilerin merkezileştirilmesi üzerine odaklanır. ERP, varlık performansını, edinme aşamasından elden çıkarma aşamasına kadar destekleyen bir varlık yaşam döngüsü yönetimi yaklaşımıdır.

Kurumsal varlık yönetimi neden önemlidir?

ERP, kuruluşların varlık kalitesini ve güvenilirliğini takip etmesine, değerlendirmesine, yönetmesine ve optimize etmesine yardımcı olduğu için önemlidir. Her türden kuruluş yüzlerce, binlerce, hatta milyonlarca varlığa sahiptir. Kuruluşlar varlık yoğundur.

Varlıklar birçok şekil ve büyüklükte olabilir — demiryolları, boru hatları, imalat ekipmanları, ulaşım filoları, rüzgar değirmenleri — ve üretim, hizmet ve operasyonların sürdürülebilmesi için ihtiyaç duyulan her türlü ekipmanı içerir. ERP en iyi uygulamaları, bakım ekiplerinin karmaşık ortamları daha iyi kontrol etmesine yardımcı olarak aşağıdakileri gerçekleştirmesini sağlar:

  • Varlık bilgilerini merkezileştirin: ERP’nin bir parçası olarak bir CRM, bakım yöneticilerine bir varlığın nerede olduğunu, neye ihtiyacı olduğunu, üzerinde kimin çalışması gerektiğini ve ne zaman çalışacağını söyler. Kritik varlık yönetimi iş akışlarını otomatikleştirir ve bunları erişilebilir ve denetlenebilir kılar.
  • Sorunları ortaya çıkmadan önce çözümleyin: Varlık yönetimi yazılımları, ekipmanı istikrarlı ve sürekli işlemler için korumak üzere önleyici yetenekleri destekler. Garanti uyumluluğu sağlamaya ve üretimi kesintiye uğratan sorunları önlemeye yardımcı olur.
  • Varlıkları daha akıllıca izleyin: Yapay zeka destekli uzaktan izleme, geçerli ve beklenen varlık durumlarına eyleme dönüştürülebilir içgörüler sağlar. Departmanlar ve bilgi siloları arasındaki verileri toplar, daha az sayıda, daha doğru uyarılar ve gelişmiş karar alma olanağı sağlar.
  • Varlık kullanımını en üst düzeye çıkarın: IoT aygıtlarından toplanan geçmiş ve gerçek zamanlı veriler ve analitik ve tanılama araçları, fiziksel varlıkların kullanılabilirliğini, güvenilirliğini ve kullanılabilir ömrünü uzatır.
  • Eskiyen varlıkları ve altyapıyı yönetin: Ekipman yaşam döngüleri, daha bilinçli bakım stratejileri aracılığıyla ve yatırım getirisini artırmak için risk yönetimini iş süreçlerine yerleştirerek uzatılır.
  • Bakım yönetimini modernleştirin: IoT, yapay zeka ve analitik, ekipman bakımı uygulamalarını geliştirir. Varlık izleme ve izlenebilirliği giderek daha karmaşık hale gelen çevre, sağlık ve güvenlik gereksinimlerini karşılar.
  • Operasyonel uygulamaları konsolide edin: ERP, hemen hemen tüm varlık tiplerini yönetmek için tek bir teknoloji sistemi oluşturmaya yardımcı olur. Süreçler, bir kuruluş genelinde geniş çeşitlilikte varlık işlevleri için bütünleştirilir ve standartlaştırılır.

Etkin WEBERP’nin temel özellikleri

İş yönetimi

Planlanan ve planlanmamış işleri, ticari malların kaydı da içinde olmak üzere, ilk istekten tamamlanana kadar merkezi olarak yönetin.

Bakım aşamaları

Onarımların sorun oluştuktan sonra yapıldığı düzeltici bakımdan, onarımın, veriler yaklaşan bir hata olduğunu gösterdiğinde yapıldığı (zamanlanmış onarımlar kullanan) koruyucu bakıma ve tahmine dayalı bakıma geçin.

Planlama ve zamanlama

Bir Gantt grafiğindeki iş emirlerini ve koruyucu bakım zamanlamalarını grafiksel olarak görüntüleyin. Dağıtıcıların görev ve iş bağımlılıklarını yönetmesine yardımcı olmak için iş emri yönetiminde kolaylıkla gezinin.

Tedarik zinciri yönetimi

Varlıkları ve bunların bakımını yapmak için kullanılan malzemeler tedarik zincirinin bir parçasıdır. Etkili çözümler, WEBERP’nin tedarik zinciri yönetim sistemleri ile bütünleştirilmesine yardımcı olan IoT teknolojilerini içermelidir.

Sağlık ve güvenlik

Çevre, sağlık ve güvenlik endişelerini belgeleyin ve raporlayın. Olay analizi, düzeltici işlem izlenebilirliği ve süreç değişikliği yönetimi kullanarak riski azaltın.

Mobilite

Barkod ve RFID kullanmaktan, elektronik imzaları yakalamaya ve ölçümleri okumaya kadar daha fazla şey gerçekleştirin. Bilgi yakalamak ve araçlar, belgeler ve işbirliği sağlamak için fotoğraflar ve sesi metne çevirme gibi akıllı telefon yeteneklerinden yararlanın.

Analitik

Operasyonel iç görüler elde etmek için genellikle yapay zeka tarafından desteklenen genişletilmiş ve geliştirilmiş analitikten yararlanın. Analize dayalı planlama, zamanlama ve iş yönetimi süreçlerini otomatikleştirmek için optimizasyon modellerini kullanabilirsiniz.

Bulut

Maliyetleri kontrol etmek, sistem esnekliğini artırmak ve BT’ye bağımlılığı azaltmak için SaaS, bulut tabanlı dağıtım veya hibrit bulut dağıtımını destekleyin.

Uygulamalar ve sektörler

Enerji ve altyapı hizmetleri

Su, atık su, gaz ve elektrik gücünün iletimi ve dağıtımı, boru hatları veya güç hatları gibi doğrusal varlıklara ilişkin yetenekler gerektirir. Bu sistemler, ayrıca, karmaşık ekip zamanlamasına cevap vermeli ve uzak varlıklardan gelen jeo-uzamsal bilgileri göz önünde bulundurmalıdır.

Kimyasallar, petrol ve madencilik

Bu sektörler, güvenliği, güvenilirliği, uyumluluğu ve performansı iş akışlarına bütünleştirmeye önem veriyor. Bakım uygulamalarını standartlaştırarak ve iyileştirerek maliyetleri düşürmek ve işbirliğini teşvik etmek için WEBERP sistemleri gerekir.

Üretim

Üretim, bir dizi sektör içerir: otomotiv, uzay, savunma, elektronik, endüstriyel ürünler, tüketici ürünleri ve daha fazlası. Bu bağlamlarda WEBERP sistemleri, Yalın Altı Sigma (Lean Six Sigma) gibi genel süreç yönetimi yöntemlerinin bir parçası haline gelir ve ürün yaşam döngüsü yönetimi gereksinimlerini tamamlar.

Nakliye

Bu uygulamalar, hizmet ya da lojistik işlevi sağlayan varlıklar ve stok hakkında ayrıntı sağlamaya odaklanır. Akaryakıt yönetimi, sürücü log’ları, yedek parça, saha zamanlamaları ve diğer veriler demiryolu, karayolu ve hava trafiği operasyonlarının sağlanması için kritik önem taşır.

Yaşam bilimleri

Bu sistemler, ekipman, tesis ve mobil varlıkları izler, takip eder ve yönetir. Standartların yönetimi, izlenebilirlik ve e-imza kritik öneme sahiptir. Belgelendirme paketleri, karmaşık yasal düzenleme gereksinimlerinin karşılanmasına ve doğrulanmasına yardımcı olmak için kullanılır.

Sağlık hizmetleri

Sağlık WEBERP çözümleri, tesis ve ekipman hazırlık oluşluk durumu arasındaki karmaşık ilişkileri yönetmelidir. Bunlar, kritik varlıkları izler ve bulur, tesis koşullarını izler, raporlama gereksinimlerine uyum sağlar ve operasyonel sağlık bilgileri sistemleri ile bütünleşir.

Nükleer güç

Nükleer kuruluşlar; ayrıntılı durum yönetimi, iş akışları, eskalasyonlar ve e-imza yoluyla yasal düzenlemeleri desteklemek için iş ve varlık yönetimine vurgu yapar. Çözümler; sağlık, emniyet ve güvenlik için mevzuata uygunluğu göz önünde bulundurur.

ERP & CRM Yazılımlarımız

SNİPE İT

Php, laravel ve docker ile yazılmış olan SNİPE İT kurumsal varlık yönetimi programı ile büyük ölçekli şirketlerin BT işlerinde profesyonel çözüm olarak sunuyoruz.

SNİPE İT Linux ve Windows platformlarında çalışabilen bir program olup tüm depo şube ve diğer işlerinizi kolaylıkla yönetebilirsiniz.

Özellikleri için TIKLAYINIZ

WEBERP

WEBERP programımız ise php tabanlı olup Linux platformlarında çalışmaktadır. Büyük orta ve küçük ölçekli işletmelerin yanı sıra tüm  kobilerin iş destekçisidir.

Özellikleri için TIKLAYINIZ

Programlarımızın demolarını incelemek için Tıklayınız.

Uzaktan Çalışanlar için Verimlilik Artıcı 7 Servis

Evden veya uzaktan çalışma yakın bir zamana kadar sosyal medya uzmanlığı, yazılım veya grafikerlik gibi meslek dallarında uygulanan ama yine de mesafeli durulan bir kavramdı. Birçok firma çalışanın evden çalışmasını değil, ofiste hazır bulunmasını daha doğru buluyordu. Fakat, özellikle koronavirüs süreciyle başlayan değişim fırtınası bu konuyu da bir anda gündeme getirdi ve firmalar “evreka” diyerek uzaktan çalışmanın aslında düşündükleri kadar çok da kötü olmadığına karar verdiler. Haliyle birçok kişi evde kal süreciyle beraber evden veya uzaktan çalışmayı deneyimledi ve bundan sonra da birçok sektör için bunun devamının geleceği görüldü. Biz de bu yazımızda evden veya uzaktan çalışma sistemiyle iş yapan kişiler için yararlı, verimlilik artıcı uygulamaları listelemek istedik.

Zoom

Ayrılsak da beraberiz. Ofis ortamında olmasa da ekipler online olarak bir araya gelebiliyorlar. Bu konuda kullanılabilecek en etkili servislerden birisi de Zoom. Zoom, bazı sektörlerde bilinen bir telekonferans uygulamasıyken bir anda her sektörden kişinin kullandığı bir servis haline geldi. Uzaktan eğitimden tutun, görüntülü görüşmeye kadar farklı amaçlarla kullanılsa da uzaktan çalışma yöntemi için ekiplerin bir araya gelerek toplantı gerçekleştirebilecekleri bir araç olarak kullanılabilmektedir. Özellikle ekran paylaşımı özelliği sayesinde yapılan çalışmalar diğer ekip arkadaşlarıyla paylaşılabilmekte ve üzerinde tartışılabilmektedir. Birçok çalışmayı hızlandıracağı, telefonla anlatılmasının mümkün olmayan işlerin gösterilebilmesi Zoom’u verimlilik artıcı bir servis olarak karşımıza çıkarıyor.

Trello

Çalışma masasının üstü not kağıtlarıyla dolu ve her yer her yerde mi? Bir iş için alınan notun pencereden esen rüzgarla savrulup gitmesi büyük kayıplara sebep olabiliyor mu? İşte bu gibi olumsuz durumlar için online servisler tam sizlik. Trello ise bu iş için biçilmiş kaftan. Uzaktan çalışma sisteminde, çeşitli başlıklar altında notlar alıp, işleri atayabileceğiniz, süre verebileceğiniz, dosyalar ekleyip çalışma sistematiği kurabileceğiniz bu online verimlilik uygulaması ile uzaktan çalışma dahil, tüm bireysel ve ekip çalışmalarında düzeni sağlayabilirsiniz. Belirli sayıda üyeden oluşan ekipler için ücretsiz kullanıma sunulan Trello ile çalışma düzeninizi sağlayabilirsiniz.

Google Drive

Ofisteki bilgisayarda yer alan dosyalara başka yerden erişmek her zaman mümkün değildir. Bir PSD dosyası, bir görsel, bir Excel tablosu uzaktan çalışırken lazım olabilir ama erişim olmayınca işler de aksayacaktır. Bunun için bulut depolama servislerini kullanmak güzel bir çözümdür. Herkesin erişebildiği ve ücretsiz versiyonunda dahi büyük boyutlu depolama imkanı sunan Google Drive, uzaktan çalışmanın önemli araçlarından birisidir. Yüklenilen önemli dosyalar e-posta hesabına ait olan depolama alanına kaydedileceği için üçüncü kişilerin erişimi de oldukça güçtür. İster ofisteki dosyalara evden, ister evdeki dosyalara ofisten veya başka çalışma alanlarından erişilebildiği Google Drive ile verimlilik yükselecek ve veri eksiğinden kaynaklı iş gecikmelerinin önüne geçilebilecektir.

Slack

Ekipler veya bireyler için uzaktan çalışmada mesajlaşma uygulamaları çok sorun çıkarmaktadır. Bazı mesajlaşma uygulamalarında yazılan mesajlar bulunamayabiliyorken bazılarında arama sonuçlarında bile gösterilememektedir. Bu da kişiye yüklenen görevin kaybolmasına veya unutulmasına sebep olmaktadır. Bunun göz önünde bulundurarak geliştirilmiş Slack uygulaması sayesinde çalışırken mesajlaşmanın sorunları ortadan kalkmaktadır. Slack ile görev başlıkları oluşturulabilir, bu başlıklar altında tartışmalar gerçekleştirilebilir, dosyalar yüklenebilir ve bu dosyalara istenilen her zaman erişilebilir. Böylelikle verilen görevler aksamadan yapılabilir.

Asana

Uzaktan çalışma olsun veya olmasın, online ortamda çalışanları bir araya getiren, görevleri dağıtan ve görevlerin yapılmadığını kontrol etmek isteyen kişiler mutlaka bir online görev takip programı kullanmalıdır. Asana bunlardan bir tanesidir. Ekip olarak veya bireysel olarak kayıt olunup, çeşitli başlıklar oluşturulabilen, görev atanabilen, çalışanlara farklı görevler yüklenebilen ve her alt başlığın farklı kişilere dağıtılabildiği, bu başlıklara yorumlar yazılabildiği, dosyalar yüklenebilen ve deadline belirtilebilen Asana ile iş yükü dağıtılacak, kişilerin görevleri belirlenecek ve iş daha kolay takip edilecektir. Asana, belirli sayıda kullanıcıya kadar ücretsiz olarak kullanılabilen bir uygulamadır. Evden veya uzaktan çalışan veya bu kişileri yöneten kişiler için yüksek verimli çalışmanın anahtarlarından birisidir.

Canva

İnternet ve bilgisayar teknolojilerinin geliştiği günümüzde, yüksek performanslı bir bilgisayar sahibi olmadan tasarımlar yapabilmek ve bunu bir internet sekmesi veya telefon uygulaması ile yapmak da artık mümkün hale gelmiştir. Canva, uzaktan çalışan kişilerin kullanabileceği bir grafik tasarım aracıdır. Photoshop ve benzeri uygulamaların her bilgisayarda çalışmama gibi durumları veya bulunulan ortamda bir bilgisayar olmama durumuna karşın, hızlı ve etkili tasarımlar yapılabilen Canva sayesinde kısa sürede grafik çalışmalar yapılabilmektedir.

Google Calendar

Hangi günde ne iş yapılacak, kiminle toplantıya girilecek, kime mail atılacak, hangi iş hangi gün bitirilecek, tüm bu soruların cevabı not kağıtlarındaysa, çalışma verimi oldukça düşecektir. Çünkü üst üste gelen kağıtlar yüzünden bazı planlı çalışmalar göz ardı edilebilir. İşte, Google Calendar bunun önüne geçmektedir. Günlere, saatlere, ileri tarihlere olaylar eklenebilen, bunların tek bir sayfada takip edilebildiği ve bir Gmail hesabıyla ulaşılabilen Google Calendar ile çalışmaları düzene koymak, toplantıları ayarlamak, önceden bildirim almak mümkün.

Uzaktan çalışmanın birçok sorununu ortadan kaldıran bu uygulama ile zaman daha iyi kontrol edilebilmektedir. Uzaktan çalışma günümüzde yükselişteyken, önümüzdeki yıllarda daha fazla konuşulacak ve bunun için daha farklı servisler sunulacaktır. Fakat unutulmamalıdır ki tüm bu servisler kişinin daha verimli çalışması için bir araçtır. Bunları kullanıp verimli çalışmak da kişinin elindedir. Motivasyonu ve konsantrasyonu kaybetmemek de kişinin kendisinde biten bir durumdur. Yüksek motivasyonlu, konsantrasyonu yüksek uzaktan çalışmalar diliyoruz.

Uzaktan Çalışanlar için Verimlilik Artıcı 7 Servis

Modern bir web sitesi tasarımının 9 temel unsuru

Her işletmenin kim olduğunu yansıtan ve değer sağlayan bir web tasarımına ihtiyacı vardır. Harika bir web sitesinin 9 temel unsurunu keşfedin.

İster yeni bir web sitesi tasarlıyor, ister yeniden tasarlıyor olun, ne ekleyeceğinizi bilmek çok önemlidir. Sonuçta, ilk izlenim önemlidir. Her işletme web sitesinin dikkate alması gerektiğine inandığımız şeylerin kapsamlı bir listesini bir araya getirdik.

İyi bir web sitesinin 9 etkili unsuru

İşte başarılı bir web sitesi yapan 9 unsur:

1. Bir işletme web sitesinin daha yüksek bir amaca ihtiyacı vardır

İnsanlara bir markanın mesajıyla ulaşmak ve onları müşteri olarak dahil etmek, başarılı bir pazarlama stratejisinin anahtarıdır.

Basılı, televizyon ve radyo reklamları gibi geleneksel reklamcılık, bir zamanlar yeni müşteriler kazanmanın tek yoluydu. Bugün, sosyal medya, dijital reklamcılık ve web siteleri, şirketlerin yaptıkları hakkında bilgi almak için kullandıkları başlıca araçlardır.

Bir pazarlama stratejisinin herhangi bir parçası gibi, bir şirket web sitesinin de iyi tanımlanmış hedeflere ve başarısını ölçmenin bir yoluna sahip olması gerekir. Bir web sitesinin genel iş stratejisine nasıl uyacağını bilmek, hangi işlevsellik gerektireceği, içerik, organizasyon ve nasıl görüneceği konusunda bilgi verecektir.

Bir işletme web sitesi, marka bilinirliği oluşturmak ve müşteri tabanını genişletmek için bir dizi farklı amaca hizmet edebilir. Bazı yaygın işletme web sitesi hedeflerine ve amaçlarına bakalım.

Kurşun üretimi

Haber bültenleri, promosyonlar, web seminerlerine davetler ve diğer pazarlama materyallerini göndermek, müşterilerle daha fazla bağlantı kurmanın yollarıdır.

Bir işletme web sitesinin, ziyaretçilerinden e-posta adreslerini toplayarak yeni potansiyel müşteriler oluşturmak için bir harekete geçirici mesaja ihtiyacı vardır. E-posta adresleri, ziyaretçileri bir iletişim formuna getiren bir dizi adımdan geçerek veya web düzeninde önemli bir yere basit bir kayıt formu yerleştirerek toplanır.

Cupcakes ve diğer nefis tatlı ikramları ile ünlü Magnolia Bakery , tasarımlarının en üstüne bir haber bülteni kaydı koyar ve bir ziyaretçi ana sayfalarına ilk geldiğinde bu açılır kayıt formunu sunar.

manolya fırın web sitesi

Müşteri bilgilerini toplamak, bir web tasarımının diğer bölümlerinde de olabilir. Aşağıdaki bu örnekte, REI ekranın alt kısmına bir haber bülteni kayıt formu yerleştirir.

REI’nin ürün sayfası

Arama motoru optimizasyonu, arama motorları veya hedeflenmiş bir reklam yoluyla bir şirketin web sitesine giren bir ziyaretçinin orada olmasının bir nedeni vardır. Onlar gittikten sonra bile onlarla iletişimde kalabilmek gelecekte işe yarayabilir. Bir işletme web sitesinin, bunu mümkün kılmak için olası satış yaratmayı entegre etmesi gerekir.

Marka bilinirliği

Bir web sitesi, bir işletmenin sesini ve kimliğini güçlendirir. Hizmetlerinin ve ürünlerinin değerini öne çıkarır. Arkasındaki hikayeyi anlatıyor. Ve bir işletmenin rakiplerinden ne kadar farklı olduğunu gösterir.

İnsanlara işin kim olduğu hakkında güçlü bir izlenim bırakmak için bir markanın kimliğini yansıtan görseller, logolar, yazılar ve tasarım estetiği ekleyin.

Organik cilt bakım şirketi Weleda’nın açılış sayfası , markalarının özünü yakalar. Web siteleri, kullandıkları doğal içeriklere bağlanan yeşilin tonları ve doğal güzelliğin ikiliğini yansıtan bir kahraman imajıyla tam olarak kim olduklarını örnekliyor.

web sitesi

Görseller, bir markanın neyi temsil ettiğini göstermekte çok ileri gider. Weleda gibi güçlü bir kahraman imajı kullanmak, insanları anında bir markaya bağlar.

Kahraman videolar, bir markanın kimliğini vurgulamanın ve insanları bir web sitesine çekmenin başka bir yoludur. Süt ürünü olmayan donmuş tatlıların üreticisi So Delicious , iştah açıcı bir açılış videosu ile dondurulmuş şekerlemeleri için sahne hazırlıyor.

çok lezzetli web sitesinin gif’i

İşletme türü ne olursa olsun, bir web sitesi bir markanın değerlerini iletmeli ve tasarımının estetiği aracılığıyla hedef müşterilerinin hassasiyetlerine hitap etmelidir.

Müşteri desteği

Müşteri hizmetleri için beklemede olmak, müzik ne kadar akılda kalıcı olursa olsun, gerçek bir sabır testi olabilir. İhtiyacımız olan bilgiyi istediğimiz zaman, mümkün olan en kısa sürede bulmak istiyoruz. Ve başka biriyle konuşmak zorunda kalmazsak, o kadar iyi.

Bir işletme web sitesi, müşterilerin bir ürünü veya hizmeti anlamalarına yardımcı olacak eğitimler, kılavuzlar, videolar, makaleler ve diğer içerikler gibi iletişim bilgilerini ve kaynakları içermelidir. Onlara ihtiyaç duydukları kaynakları sağlamalı ve onları bir iş aramak zorunda kalmaktan kurtarmalıdır.

Sosyal açıdan bilinçli moda markası Elizabeth Suzann’ın bu boyutlandırma kılavuzu gibi ek içerik, müşterilere bilinçli bir karar vermeleri için ihtiyaç duydukları şeyi vererek satın alma sürecinde yardımcı olur.

Bir işletme web sitesi, yalnızca sığ pazarlama dilinin uzun bir kaydırması olmamalıdır. Yardım ve rehberlik sağlamak derinlik verir ve müşterinin bir markaya olan güvenini artırmaya yardımcı olur.

2. Farklı bir marka sesi kullanın

Bir işletme web sitesinin, aynı şeyleri aynı sıkıcı şekilde söyleyen şirketlerin korosunda kaybolmasına izin vermeyin. İşletme türü ne olursa olsun, kişiliğini yansıtan bir sese ihtiyacı vardır.

En iyi markaların benzersiz sesleri vardır. Geico, Apple ve hatta Hallmark’ı düşünün. Kendilerini öne çıkaracak şekilde konuşurlar. Bir şirket web sitesinin yalnızca bilgilerle dolu olması yetmez, aynı zamanda bunu insanların ilgisini çekecek ve daha fazlasını okumak isteyecek şekilde söylemesi gerekir.

3. Yapı ve organizasyonu takip edin

Bilgi mimarisi ve navigasyon mantıklı bir şekilde düzenlenmelidir.

Web sayfalarındaki yollar ve bir işletme web sitesinin içeriği, ziyaretçilerin önemli bölümleri veya CTA’ları kaçırmamaları için tasarlanmalıdır. Gerekli olan hiçbir şey tasarımın içine gömülmemelidir.

Navigasyon, tekrarlanabilir kalıpları takip etmeli ve bir tekdüzelik duygusuna sahip olmalıdır. Her seçenek, nereye gittiği konusunda açık olmalıdır. Bir kullanıcının akışını bozan uyumsuz hiçbir şey olmamalıdır.

Blue Bottle Coffee , navigasyonlarını alışveriş, ziyaret ve öğrenme olmak üzere üç basit kategoriye ayırıyor. Bu kategoriler ve ilgili içeriğe sonraki bağlantıları, kim oldukları ve sattıkları kahve hakkında daha fazla bilgi edinmek isteyen herkese netlik ve yön sağlar.

mavi şişe kahve web sitesi gif

Her sayfayı oluşturan yazı aynı zamanda bir bütünlük duygusuna sahip olmalıdır. Her fikir bir sonrakine yol açmalıdır. Her konsept, boşluk bırakmadan ve bir işletme ve ne sattıkları hakkında genel bir anlayış sağlayarak kendisinden önce gelenler üzerine inşa edilmelidir.

Bol miktarda sağlıklı atıştırmalık sunan bir yemek kutusu abonelik hizmeti olan UrthBox , açılış sayfalarında bunu iyi yapıyor.

urthbox web sitesi

Yukarıda, hizmetlerinin size ne sağladığıyla ilgili bu açıklamayı sunarlar; bunu, nasıl çalıştığını, sundukları atıştırmalıkları ve nasıl başlayacağınızı kapsayan bölümler izler. Her bölüm, yemek abonelik hizmetlerinin nasıl çalıştığını detaylandırarak bir sonraki bölüme akar.

urthbox ürünleri

4. Farklı bir kullanıcı deneyimine sahip olun

Bir şirket web sitesine bu kadar çok girerken, kullanıcı deneyimini (UX) gözden kaçırmak kolaydır. Ancak UX olmadan, bir web tasarımı boş bir metin alanı olabilir.

UX, kişiliği bir tasarıma soran şeydir. Bir tasarımı hayata geçirmek için renk paleti, tipografi ve görseller gibi önemli unsurları birleştirir. Aksi takdirde sıkıcı bir metin ve resim düzenlemesini alan ve bunları size bir şeyler hissettiren bir tasarıma dönüştüren şeydir.

Aşağıdaki tasarım ilkeleri, etkili bir web sitesinin UX’inin oluşturulmasına rehberlik etmelidir:

  • Karmaşıklığa karşı sadelik
  • Kaos üzerinde sipariş
  • Tekniklikten çok kullanılabilirlik
  • Mobil cihazlar için tasarımı optimize etme

Airbnb’nin web düzeni, havadar ve kolay bir UX’e sahiptir. Yuvarlatılmış köşeler, hafif tipografi ve aşağıdaki arama çubuğundaki bu kayan düğmeler gibi temel öğelerle burada hiçbir şey pürüzlü veya aşındırıcı değildir. Tatile gitmek gibi, rahat ve kolay bir kullanıcı deneyimi sunarlar.

airbnb’nin ana sayfasının gif’i

Şirket türü ne olursa olsun, kullanıcı deneyimi kim olduklarıyla uyumlu olmalı ve içinde gezinmeyi keyifli bir deneyim haline getirmelidir.

5. E-ticareti kolaylaştırın

Çevrimiçi satışlar, bir işletmenin gelirinin birincil parçasıysa, tasarımın tamamı, satın alma süreci boyunca önde gelen müşterilerde dönecektir.

E-ticaret web sitelerinin, sattıkları ürünle ilgili çok sayıda ürün fotoğrafına, özelliğine ve ayrıntıya sahip olması gerekir. Potansiyel bir müşteri, bir ürünü bizzat görme deneyimine sahip değildir, bu nedenle onlara doğru bir temsil sağlayacak tüm bilgilere ihtiyaçları vardır.

Zappos gibi şirketler mükemmel ürün fotoğraflarıyla başarılı oluyor ve tüketicilere tüm özellikleri sağlıyor.

zappos ürün sayfası

SaaS şirketleri gibi fiziksel öğeler sunmayan işletmelerin de ürünlerinin nasıl çalıştığını iletmeleri gerekir. Ekran görüntüleri, animasyonlar, videolar ve kısa yazılar, sattıkları ürünün işlevselliğini yakalamalı ve fiyatlandırma planlarını net bir şekilde açıklamalıdır .

Süreçleri otomatikleştirmek için bir yazılım çözümü sunan Parabola , yazılımlarının nasıl çalıştığını gösteren bol miktarda grafik ve görsel sunum sunar.

parabol otomasyonu

Ve elbette, kullanım kolaylığı satın alma sürecinin her adımında rehberlik etmelidir. Bir sepete ürün eklemekten kontrol etmeye kadar, birinin işlemlerini tamamlamasını takip etmesinin önünde hiçbir şey durmamalıdır.

6. Dinamik içerikle güncel tutun

Hepimiz çıkmaz sokak gibi görünen bu tür web sitelerine girdik. Açılış sayfasında hiçbir şey değişmediğinde ve blog yıllardır güncellenmediğinde, terk edilmiş izlenimi veriyor. İnternetin bu unutulmuş alanlarını neredeyse dijitalize edilmiş tumbleweed’lerin esmesi bekleniyor.

Sezona bağlı olarak açılış sayfalarını promosyonlarla güncelleyin. Aktif bir blog tutun. Yeni videolar ekleyin. İnsanların kontrol etmek için tekrar tekrar dönmek isteyecekleri yeni ve yüksek kaliteli içerikle dolu harika bir web sitesi tutun. E-ticaret web sitelerinin güncel tutulması özellikle kolaydır. Öne çıkan ürünleri veya özel fiyatlı ürünleri en üste gönderin.

Blog sahibi olmak gibi dinamik içerik, organik arama sıralamalarında da sıçrama sağlayabilir. Web tarayıcılarına bir web sitesinin ne hakkında olduğu hakkında daha fazla bilgi verir. Ve bir işletmenin hala aktif olduğunu gösterir.

Martha Stewart , sezonu yansıtan ve izleyicilerinin ilgilendiği konu türlerini kapsayan yeni içerik sağlama konusunda harika bir iş çıkarıyor. Her gün yeni içerik ortaya çıkıyor ve insanlara tekrar tekrar gelmeleri için bir neden veriyor.

martha stewart’ın web sitesi

Elbette, tüm bu değişen içeriği yönetmenin bir yoluna ihtiyacınız var. İbrahim Sarac Web Çözümleri gibi bir içerik yönetim sistemi (CMS) kullanmak , ihtiyacınız olan dinamik içeriği kolaylıkla düzenleme, güncelleme ve değiştirme kontrollerini sağlar.

7. Belirgin bir tipografiye sahip olun

Bir renk paleti, logo ve marka sesinin yanı sıra tipografi, bir markanın kimliğinin büyük bir parçasıdır. Markanızın karakterine uyan yazı tiplerini bulun. Tipografi, aynı stil yönergelerini izleyen başlıklar, gövde kopyası ve diğer metinlerle bir web tasarımında tutarlı olmalıdır.

starbucks stil rehberi

Starbucks’ın yukarıdaki bu stil kılavuzunda , tasarımları için üç yazı tipi (Sodo Sans, Lander ve Pike) kullandıklarını görüyoruz. Herhangi bir işletmenin, bir web sitesine uyumlu bir his vermek için kullandıkları tipografiyi resmileştirmesi gerekir.

Tipografi, standartlaştırılmış yazı tipleriyle sınırlı değildir. El yazısı veya diğer stilize yazı tipleri gibi biraz özelleştirilmiş tipografi kullanmak, bir web tasarımında az miktarda kullanıldığında biraz pizzazz ekleyebilir.

8. Renk yoluyla görsel bir kimliği ifade edin

Bir renk şeması, bir markanın kimliğinin önemli bir parçasıdır ve bir tasarım boyunca tutarlı bir şekilde uygulanmalıdır. Bir web tasarımı, herhangi bir niyet olmaksızın sıçrayan ilgisiz renk tonlarından oluşan bir kolaj olmamalıdır. Renk paletini oluşturan birkaç anahtar renk olmalıdır.

petmart görsel kimlik

Bu, herhangi bir işletme veya kuruluş için hayati önem taşır. Coca-Cola, PetSmart veya hatta USC gibi bir yüksek öğrenim enstitüsü olsun, bir markanın ne tür renklerin kullanılacağına dair net yönergelere ihtiyacı vardır. Aşağıda, tüm tasarımcıların web siteleri için oluştururken uyması gereken renkleri gösteren USC marka yönergeleri bulunmaktadır.

USC’nin kimlik yönergeleri

Bir şirketin markasını yakalayan bir renk paleti bulun ve bunu web tasarımı boyunca kullanın.

9. İletişim kurmanın yollarını sağlayın

Web sitesi ziyaretçileri, web sitelerinde bir işletmeyle nasıl iletişim kuracaklarını bulmanın kolay bir yoluna sahip olmalıdır. Bir işletmeye ulaşmanın birden çok yolunu dahil edin. Bu, bir müşteri iletişim formu ile yapılabilir. Telefon numarası ve e-posta adresi gibi bilgiler, düzende açık bir yerde olmalıdır.

Facebook, Instagram veya diğer profilleri içeren sosyal medya blokları, takipçi kazanmanın ve soruları olabilecek veya daha fazla etkileşim kurmak isteyen kişilerle etkileşim kurmanın başka bir yoludur.

Bir işletme web sitesi, bu önemli bilgileri atlayarak insanları dışlamamalıdır. Kitlelerine işleriyle etkileşim kurmaları için birden fazla yol sunmalıdırlar.

Bir işletme web sitesi bir dengedir

Bir işletme web sitesi tasarlarken, her parçanın nasıl çalışacağını ve bir şirketin başarılı olmasına yardımcı olmak için bir araya geleceğini unutmayın. Pratik bilgiler, görseller, etkileşim, net gezinme ve marka kimliği, etkili bir iş web sitesi oluşturmak için bir araya gelir.

Sayfalarında gezinen biri bir yolculuğa çıkar. Sonunda müşteri olmak için ihtiyaç duydukları nedenlere sahip olacaklar.

Modern bir web sitesi tasarımının 9 temel unsuru

Web Tasarımında 7 Yaygın Hata

Her yıl, her ölçekten ve her sektörden binlerce işletme, yalnızca vasat sonuçlar elde etmek için yeni web siteleri açar. Tasarımcılar birkaç ortak tasarım tuzağına düşerse, bu işletmelerin bir web varlığına yatırdığı tüm zaman ve para boşa gidebilir. Web tasarımında en sık yapılan hatalar nelerdir? Web sitenizde bu tuzaklara düşmemek için şimdi nasıl davranabilirsiniz?

1. Sezgisel Navigasyonun Önemini Unutmak

Web sitenize gelen ziyaretçiler genellikle satın almak istedikleri bir ürün veya şirketiniz hakkında bilgi gibi belirli şeyler ararlar. Aradıklarını bulmalarını zorlaştırırsanız, başka yerlere gideceklerdir. Başlıklarınızı, gezinme menülerinizi ve sayfalarınızı kolayca bulunabilecek şekilde düzenlemenin en iyi yolunu eleştirel olarak düşünün.

2. Harekete Geçirici Bir Çağrı Dahil Etmemek

Web sitenizdeki her sayfada net bir harekete geçirici mesaj veya CTA olmalıdır. Harekete geçirici mesaj, ziyaretçiyi, ücretsiz gönderim için 50 ABD doları veya daha fazla sipariş vermek veya bir randevu ayarlamak için aramak gibi belirli bir eylemi gerçekleştirmeye teşvik eder. Web sitenizdeki tüm CTA’lar açık ve tıklaması ve etkileşim kurması kolay olmalıdır.

Sonuç alan en yaygın CTA’lardan bazıları şunlardır:

  • Şimdi Bize Ulaşın
  • Şimdi satın al
  • Beni kaydet
  • Sepete ekle
  • Masanızı Ayırın
  • Rezervasyonunuzu Planlayın

3. Kötü İçerik Düzeni

Harika web siteleri, metin ve resimler de dahil olmak üzere çeşitli biçimlerde bilgilerle doludur. Bununla birlikte, içeriğiniz dağınıksa veya web sayfasında kötü bir şekilde düzenlendiğinde, ziyaretçiyi bunaltabilir veya kafasını karıştırabilir. Kopyayı mümkün olduğunca bölün ve bir sayfaya asla büyük metin blokları yerleştirmeyin. Boşluk ve ne kadar bilginin çok fazla bilgi olduğu hakkında eleştirel düşünün.

4. Analitiklere Dikkat Etmemek

Sosyal medya pazarlama kampanyalarınızdan sonuç aldığınızı nasıl anlarsınız? En iyi performans gösterenleriniz ile en düşük performans gösterenleriniz arasındaki farkı yaratan nedir? Analitikler ve veriler birçok işletmenin bel kemiğidir ve bunlar olmadan bilinçli kararlar vermek imkansızdır. Kullanıcıların sitenizde ne kadar zaman harcadıklarından hangi sayfaların onları siteden uzaklaştırdığına kadar her şeyi yakından görmek için Google Analytics‘i ve diğer araçları kullanın.

5. Zayıf veya Var Olmayan Arama Motoru Optimizasyonu (SEO)

SEO, arama motorlarına göz atan kişilerin web sitenize yönlendirilmesini sağlayan sihirdir. İnsanların aradığı anahtar kelimeleri kullanarak zengin, iyi yazılmış içeriğe sahip web siteleri, arama motorlarında başarılı olacaktır. Buna karşılık, dilbilgisi hataları, anahtar kelime doldurma ve düşük kaliteli geri bağlantılarla dolu web siteleri genellikle gömülür. Web sitenizin sıralamaların en üstünde olması için Google’ın ne aradığını öğrenmek için zaman ayırın. Web siteniz yalnızca insanlar onu bulabilirse etkilidir.

6. Hedef Kitlenizi Unutmak

Her işletme, hedef kitlesi hakkında sağlam bir fikre sahip olmalıdır. Bir balıkçı dükkanının hedef demografisinin, bir kuaför salonunun hedef kitlesinden çok farklı olması muhtemeldir. Hedef kitlenizin ne aradığını iyi anlamak, sevdikleri bir web sitesi tasarlamanıza yardımcı olacaktır. Resimler, yazı tipleri, metin, renkler ve tasarımın tümü, müşteri tabanınızı oluşturan demografik özelliklere hitap etmelidir.

7. Düzenli Olarak Güncelleme Yapmamak

Son olarak, web tasarımı bir kerelik tamamlayabileceğiniz ve bir daha asla düşünmeyeceğiniz bir süreç değildir. Bunun yerine, web sitenizi iyileştirmek ve güncellemek için devam eden bir süreçtir. Saatleriniz değişirse, telefon numaranız farklıysa veya artık belirli bir hizmeti sunmuyorsanız, uygun sayfaları hemen güncellemelisiniz.

Web Tasarımında 7 Yaygın Hata

Özel Yazılım mı? Açık Kaynak Script mi?

Merhabalar sizlere bu yazımızda açık kaynak ile özel yazılım arasındki farklardan bahsedeceğiz.

Açık kaynak kodlu yazılım nedir?

Programlar, yani .exe dosyaları, binlerce “kaynak kodu” satırından derlenmiştir. Programlama dilini bilmeyenler için fazlasıyla karışık görünebilecek bu kodlar, bir uygulama dosyası olarak “derlenir”. Derleme işleminden sonra artık kaynak koduna ihtiyaç duyulmaz.

Dolayısıyla iTunes gibi bir yazılımı çalıştırırken kaynak kodunu görmez, sadece ürünün son halini görürsünüz. Çoğumuz için bu zaten olması gereken şeydir. Açık kaynak kodlu yazılımlar ise kaynak kodlarıyla beraber yayınlanırlar. Geliştirici, bazen onları derleyip, kaynak kodlarının yanında bir uygulama dosyası da sunabilir. Bazı durumlarda ise derleme işi kullanıcıya bırakılır.

Açık kaynak kodlu yazılım, kaynak kodları herkese açık olan yazılımdır. Bunun anlamı, onun üzerinde herhangi bir değişiklik yaparak kendi sürümünüzü meydana getirebileceğinizdir.

Neden açık kaynak kodlu yazılım? Avantajları ne?

Neden açık kaynak kodlu yazılım?

Normalde bir programı çalıştırdığınızda onun kaynak kodlarına erişemezsiniz. Yani uygulamanın size sunduğu işlevleri nasıl sunduğunu göremez, onun özelliklerinde herhangi bir değişiklik yapamazsınız.

Bunu taşındığınız, yeni yapılmış bir ev örneğine benzetebiliriz. Evin her şeyi hazırdır, elektrik hattı, su boruları ve diğer altyapı duvarların arkasına gizlenmiştir. Örneğin elektrik hattınızda bir sorun meydana geldiğinde, hatlara erişemiyorsanız yapabileceğiniz çok fazla şey yoktur. Elektrikçinin gelip sorunu gidermesinden etmesinden başka.

Kapalı kaynak kodlu yazılımlarda da durum buna benzer. Bu tür programlarda programın geliştiricisine bağlısınızdır, herhangi bir sorun gördüğünüzde onu düzeltmeniz mümkün olmaz.

Açık kaynak kodlu yazılımın avantajları

Açık kaynak kodlu yazılımların faydaları, sadece programcılara dokunmaz. İşte açık kaynak kodlu yazılımın faydalarından bazıları.

Açık kaynak kodlu yazılımlar, programcı topluluğunun gelişimini sağlar. Bu sayede eğitime, yaratıcılığa ve ilham almaya yardımcı olur.

Açık kaynak kodlu yazılımlarda örneğin bir açık bulunduğunda, onunla ilgilenen çok daha fazla kişi olduğundan çok daha çabuk kapatılabilir. Kapalı kaynak kodlu yazılımlarda ise uzun bir süre beklemeniz gerekebilir.

Yazılımların farklı çeşitlerinin ortaya çıkmasını sağlar. Örneğin Mozilla Firefox, Chromium ve Linux‘dan türeyen birçok yazılım var.

Yazılım geliştiricisinin PC’nizde şüpheli işler çevirmediğinden emin olmanızı sağlar. Kaynak kodu kapalı bir yazılımın yaptığını iddia ettiği şeyleri gerçekten güvenilir yoldan yaptığını anlamanın çok fazla yolu olmayabilir.

Özel Yazılım Nedir? İşletmelere faydaları ve Olası Riskler?

Özel yazılım firmaların kendi iş süreçlerine özel olarak geliştirdikleri, piyasada hazır olarak satılan programlardan farklı olarak üretilen sistemler olarak tanımlanabilir. Bu ürünler, şirketlerin belli ihtiyaçlarına yönelik olarak ortaya çıkar ve bu ihtiyaçları, eksikleri ya da aksaklıkları gidermek adına pratik ve daha düşük maliyetli çözümler üretilir. Bu sistemler, yazılım firmaları tarafından uzun araştırmalar ve detaylı çalışmalar ışığında tasarlanır. Sistemler ortaya çıkarıldıktan sonra, satın alan şirkete entegre edilir. Özel yazılım firmaları sadece bu sistemlerin tasarlanması ve yazılmasından sorumlu olmaz; aynı zamanda satış sonrası hizmetler de bu firmaların sorumluluğunda olur. Bu kapsamda gerekli eğitim ve geliştirme desteği de yine üretici firmalar tarafından sağlanabilir.

Özel Yazılım Nedir?

İşletmeler hangi sektöre olursa olsun, yaptıkları iş tipi ne olursa olsun belli bir düzene göre çalışır. Bir çalışma düzeni olmayan işletmenin başarılı olması beklenemez. Bu demek değildir ki işletme her gün aynı işi yapıyor olsun. Ancak yarın ne yapacağını bilen ve dün yaptıklarını ölçümleyerek bundan anlamlı sonuçlar çıkarabilen bir işletme karlılığını sürekli artırabilir. Küçük ve az çalışanlı işletmeler için bunu planlama ve ölçümleme sürecini manuel olarak yönetmek mümkün olabilir. Büyük şirketler için bu imkânsızdır.

İşletmeler için verinin önemi hayatidir. Veriyi analize etmek, bir insanın göremediği fırsatları ya da riskleri görebilmek açısından önemlidir. Bunun için de bazı teknolojilerden yararlanılır. Bu teknolojilerin başında da yazılımlar gelir. Söz konusu yazılımlar (ya da programlar) firmaların iş akışında kullandığı tüm verileri otomatik olarak toplar, analiz eder ve firmanın her departmanı (ya da çalışanı) için faydalı çıkarımlarda bulunur. Bu da şirketlerin karlı hamleler yapması için gereken öngörüyü elde etmesini sağlarken, bir yandan da olası risklere karşı her daim hazırlıklı olmasını sağlayarak kriz yönetimine ciddi bir katkıda bulunur. Bazı yazılımlar ise sadece mevcut iş akışının tek bir ürün üzerinden yönetmeye yardımcı olur. Bunlar daha çok iş takip ve görev takip sistemleri olarak anılabilir.

Piyasada şirketlerin kendi bünyesinde kullanabileceği, veri analizi yaparak faydalı önerilerde bulunacağını vaat eden pek çok paket program satılır. Yazılım firmaları birkaç farklı modülü bir araya getirerek hazır paket yazılımlar sunar. Firmalar da bu paketlerin içeriğine bakarak hangisine ihtiyacı varsa onu satın alır. Ancak bunların avantajları olduğu kadar dezavantajları da bulunur. Bu dezavantajları ortadan kaldırmak için ise işletmeler, tamamen kendi ihtiyaçları dikkate alınarak üretilmiş bir özel yazılım da satın alabilir.

Şirketler Neden Özel Yazılım İhtiyacı Duyar?

Özel yazılım kullanarak şirketler, mevcut varlıklarını bulundukları noktadan çok daha ileriye çok daha kısa sürede taşıyabilirler. Bunun en büyük etkisi, özel yazılımların tam olarak o şirkette değiştirilmesi, eklenmesi, çıkarılması gerekenler gözetilerek tasarlanıyor olmasından kaynaklanır. Çoğunlukla şirketler, piyasada hazır olarak bulunan yazılım paketlerini denedikten sonra özel yazılım satın almaya ihtiyaç duyarlar. Çünkü hiçbir hazır yazılım paketi, işletmenin tüm ihtiyaçlarına 360 derece çözüm sağlayamaz. Dolayısıyla bu paketlerin başarısız deneyimlerinin ardından özel yazılım projelerine başvurulur.

Şirketlerin özel yazılım kullanma ihtiyacı pek çok nedenden doğabilir. En sık karşılaşılan nedenlerden biri, şirketin herhangi bir problem yaşamasıdır. Yani önce problem doğar, şirkette kriz yaşanır, o kriz geçici bir süreyle atlatan şirket aynı riski tekrar göze alamayınca özel yazılım projesi satın almaya ikna olur. Her ne kadar doğru olan bu olmasa da genellikle şirket yatırımları, bu şekilde başlar. Ancak bazen de şirketler herhangi bir sorun yaşamadan, daha çok büyümek ve daha çok kar elde etmek amacıyla özel yazılım çözümlerine başvuruyor olabilir. Bunlar ise daha çok, belli bir karlılığa ulaşmış, yazılım ürünlerine yatırım yapabilecek bütçeyi ayırabilecek ve teknolojiye inanan gelişmekte olan şirketler olarak karşımıza çıkar. O halde şirketlerin neden özel yazılım ihtiyacı duyduğunu maddeler halinde şöyle sıralayabiliriz;

  • Büyümek
  • Karlılığı yükseltmek
  • Verimliliği arttırmak
  • Şirket içi yönetimi tek bir yerden sağlamak
  • Mobilleşmek
  • Hızlanmak
  • Tasarruf yapmak ve maliyetleri düşürmek
  • Teknolojinin gücünden faydalanmak
  • Hem şirket içi hem şirket çevresiyle sağlıklı iletişim kurmak

Özel Yazılım Firmaları Nasıl Çalışır?

Özel yazılım firmaları genellikle hazır paket yazılımlara karşıdır ve şirketlere özel çözümler üretir. Bunun için kendilerine özel yazılım satın almak için başvuran şirketlerin öncelikle taleplerini dinler ve ihtiyaçlarını anlamaya çalışır. Ancak bazen müşteriler, ihtiyaçlarını tam olarak yazılım firmasına aktaramayabilir ya da ihtiyacını yanlış tespit etmiş olabilir. Bu da yazılım firmasının, sadece müşterinin briefine göre yarattığı ürünün hiçbir işe yaramamasına sebep olabilir. Bu gibi durumlarla karşılaşmamak adına müşteriyi dinledikten sonra yazılım firması, bir de müşteri şirketi kendi analiz eder. Kendine özel teknolojiler ve teknikler kullanarak gerçekleştirilen analizler belli bir süre devam eder. Analiz sürecinde elde edilen veriler, müşterinin de talepleri doğrultusunda bir proje hazırlanır.

Yazılım firmaları genellikle müşteri ile iletişim halinde projeleri sürdürür. Çünkü bu tarz büyük yazılım projelerinde yapılabilecek en ufak değişiklik ya da hata, bütün bir projenin baştan aşağı değişmesine sebep olabilir. Bu nedenle projeler adım adım yazılır ve her adım müşterinin onayını aldıktan sonra tamamlanarak bir sonraki adıma geçilir. Bu da hem müşterinin sabırsızlanmasına hem de yazılım firmasının emeklerini boşa gitmesine engel olur. Yazılım firması tarafından tamamlanan proje, müşteri firmanın iş akışlarına entegre edilir. Bu süreçte de eğitim ve destek hizmeti sunan yazılım firmaları, firmanın yazılımı tamamen kendi başına kullanabilecek düzeye gelene kadar ortak çalışmalarını sürdürür. Bu tarz detaylı ve büyük yazılım ürünlerinin kullanımları yıllara yayılacaktır. Dolayısıyla sürekli gelişen ve değişen teknolojiye ayak uydurabilmesi için geliştirilmesi ve bakımlarının yapılması gerekir. Bunlar da yine yazılım firmalarının sorumluluğu dahlindeki hizmetler arasında yer alır.

Özel Yazılım Satın Almadan Önce Nelere Dikkat Edilir?

Özel yazılımların her şeyden önce oldukça büyük yatırımlar olduğunu unutmamak gerekir. Orta ölçekli bir şirket bütçesinin büyük kısmına karşılık gelebilecek kadar değerli olan bu yatırımların, doğru yere yapıldığından emin olmak çok önemlidir. Bu da hangi özel yazılım firması ise çalışılacağına doğrudan bağlıdır. Buna karar vermeden önce elbette bu yazılım için şirket içerisinde bir ekip yaratmak ve sadece şirket için çalışmasını sağlamak mümkün mü, bunun için bütçe ayrılabilir mi kararını vermek faydalı olacaktır. Eğer sadece tek bir şirkete özel çalışabilecek bir iç ekip oluşturmak mümkünse süreç çok daha sağlıklı ilerleyecektir. Çünkü bu ekip hem tüm konsantrasyonunu bu şirkete verecek hem de şirketin işleyişine birebir şahit olarak şirketi dışarıdaki bir firmadan çok daha iyi tanıyabilecektir. Ancak bir ekip kurmanın maliyeti, bir özel yazılım satın almaktan çok daha fazla olacağından şirketler genellikle bundan uzak durur.

Ekip kurmak ya da hangi firma ile çalışılacağına karar verildikten sonra gelen en önemli adım, çalışanları ve tüm işletmeyi bu sürece hazırlamaktır. Her çalışanın bu yatırıma inandığından ve bu değişim sürecine katılmak istediğinden emin olmak gerekir. Aksi takdirde işleyişte bazı aksaklıklar yaşanabilir. Bu yeniliğe ayak uydurmayı reddedecek çalışanlar ya da zorlanacağını düşünenler olabilir. Bunun için yeni gelecek özel yazılımın şirkete nasıl katkılar sağlayacağını, işleri nasıl kolaylaştıracağını ve çalışanları nasıl geliştireceğini anlatmak önemlidir. Çalışanları ikna etmek, istekli kılmak için gerekli bilgilendirmeler yapılmalıdır. Bunun için yazılım firması ile tanıştırmak ve süreci işin uzmanlarından dinlemelerini sağlamak etkili olacaktır. Bunlara ek olarak, yatırımda söz sahibi olan yönetim ekibiyle de ortak fikre sahip olmak önelidir. Yazılım firmasının teknik anlamda gerekli olan mevcut bazı teknolojileri kaldırmak, değiştirmek istemesi gibi durumlar oluşabilir. Bunun için karar merciinin tek fikirde buluşması ve işi uzmanlarına bırakması sürecin kolayca ilerlemesine yardımcı olacaktır.

Özel Yazılım Firması Nasıl Seçilir?

Özel yazılım firması seçerken dikkat etmek gerekenlerin başında, firmanın daha önceden böyle bir proje deneyimi olup olmadığıdır. Daha önceden tamamlanmış ve müşterileri tarafından hala kullanılmaya devam edilen ürünleri tasarlayan ve üreten firmalar, daha güven verici ve başarılı olacaktır. Çünkü uzun ve oldukça detaylı bir çalışma gerektiren özel yazılım projeleri, çalışma sürecinde pek çok sorun ile karşılaşma müsaittir. Çalışılacak firmanın bu problemlerle baş edebileceğinden emin olabilmek adına deneyimli olması önemlidir. Bunun için dilerseniz, firmalardan özel yazılım hizmeti satın almış ve yazılım firması tarafından referans olarak gösterilen şirketler ile iletişime geçerek memnuniyet araştırması yapabilirsiniz.

Firmanın referans ve deneyimlerinden sonra bakılacak bir diğer unsur ise kullanılan teknolojiler ve çalışan ekibin yetkinlik düzeyi olabilir. Bunlar hakkında bilgi sahibi olmak, yatırım yapacağınız projenin ne kadar kaliteli olacağına dair ipucu verecektir. Güncel teknolojileri kullanabilen firmalar, kendini geliştirmeye önem veriyor demektir. Üstelik güncel teknolojilere ayak uydurmanın yolu da eski teknolojilere hâkim olmaktan geçeceğinden, buna dikkat etmekte fayda var. Üstelik ilk temaslar sırasında firmanın iletişim tarzı önemlidir. Size, tek müşterisi sadece sizmişsiniz gibi hissettirebilen firmalar bu konuda uzman olduklarını da kanıtlamış olurlar. Bu demek oluyor ki tüm işleri yeterli bir ekiple aksatmadan, doğru bir görev dağılımı ve doğru bir planlama ile yapabiliyorlar. Bunlara ek olarak çalışacağınız firmanın ulaşılabilirliği, şeffaflığı gerçek bir ekibe sahip olması (çünkü bu denli büyük projeler bir ekip işidir) gibi detaylara bakmakta fayda var. Bu bilgileri sizden saklamayı tercih eden firmaların bu süreçte size zor durumlar yaşatabileceğini öngörebilirsiniz.

Özel Yazılımın Sağlayacağı Avantajlar

Şirketler genellikle yeni kurulmadıysa ve oturmuş belli bir çalışma prensibi varsa yeniliğe karşı biraz daha çekimser olabilir. Mevcut düzeni değiştirmek ya da geliştirmek, şirketler için kolay süreçler değildir. Uzun zaman ve büyük emek gerektiren bu yenilik süreçleri genellikle de ciddi bütçeler isteyen yatırımlardır. Bu da şirket karar verici tarafından ertelenmesi daha kolay bir uygulamadır. Ancak değişime hazır olan, yeniliğe açık ve bu süreci kabul eden şirketler sonuca başarılı bir şekilde ulaştıklarında doğru bir adım attıklarının farkına varır. Çünkü özel yazılım ürünleri şirketler için pek çok açıdan avantaj sağlar. Bu avantajlardan şöyle bahsedebiliriz:

  • Özel yazılımlar tamamen şirketlerin kendilerine özel iş akışları dikkate alınarak tasarlanır. Bu da şirketin ihtiyaç ve eksiklerini doğrudan gidermeye yönelik çözümler sağlar
  • Yeni bir yazılımın şirket mevcut alt yapısına uyum sağlayıp sağlamayacağına dair ihtimaller tamamen ortadan kalkar. Özel yazılım mevcut altyapıya uygun olarak üretilir.
  • Yazılımdan en doğru şekilde faydalanabilmek adına özel yazılım firması tarafından teknik destek ve eğitim hizmeti sağlanır.
  • Yazılım şirket verilerine her yerden ve her an kolay ulaşım sağlar. Bu da şirkete mobil olma yeteneği kazandırır. Çalışanlar ve yöneticiler sadece ofiste değil, her yerde şirkete yönelik satış, pazarlama, finans ya da toplantı gibi işlemleri gerçekleştirebilir. Bu sayede şirket hiçbir fırsatı kaçırmadan anında değerlendirerek satışları yükseltebilir. Ayrıca herhangi bir kriz anında anlık olarak müdahale edebilir.
  • Özel yazılımlar şirket verilerini sürekli analiz ederek şirket çalışanları faydalı olabilecek geri bildirimler sağlar. Bu analizler manuel olarak yapılamayacak kadar detaylı ve kapsamlı olduğundan, çoğunlukla sadece bu yazılımların tespit edebileceği fırsat ve riskler önceden tanımlanarak en doğru hamleyi yapmaya izin verir.
  • Şirketin mevcut durumu ile ilgili düzenli raporlar sunar. Bunu günlük, haftalık, aylık, yıllık olarak yapabildiği gibi istenilen özel aralıklarda da anlık olarak rapor almak mümkündür. Bu da çalışanlar üzerindeki ciddi bir iş yükünü hafifletmeye eki eder.
  • Şirketin yaklaşan etkinlikleri, ödemeleri, toplantıları, eğitimleri vb. özel durumları hatırlatarak hiçbir ayrıntının gözden kaçmamasını sağlar.
  • Şirket içi iletişim özel yazılım üzerinden sağlanabilir. Bu yazılım kullanılarak şirket içi yazışmalar, online toplantılar, ortak çalışmalar, belge ve dosya paylaşımı gibi uygulamalar gerçekleştirilebilir. Bu da çalışanların ofise bağlılığı olmaksızın şirket içi etkinliklere katılımını kolaylaştırırken aynı zamanda şirketin farklı bir iletişim yatırımı yapması gereksinimini de ortadan kaldırmış olur.

Özel yazılımların şirketlere özel olması sebebiyle bahsedilebilecek pek çok avantajı daha olabilir. Ancak genel olarak her şirketin avantajı sayılabilecek maliyetleri düşüre, zamandan tasarruf etme, her yerden erişilebilir olma ve çalışanların iş yükünü hafifletme gibi avantajlarından bahsetmek yanlış olmaz.

Analiz Sürecinde Neler Yapılır?

Özel yazılım satın alındıktan sonra ilk aşama analizdir. Yazılım firmasının, müşterinin taleplerine ek olarak kendi tespit edebileceği farklı ihtiyaçlar, eksikler ya da hatalar olabilir. Bunlar müşterinin kendi tespit edebileceğinden farklı bilgi, yetenek ve teknolojiler gerektiriyor olabilir. Bu nedenle firmanın bir süre analiz yapması hem söz konusu tespitlerin yapılması hem de müşterinin iş yapı şeklini anlamak, çalışanları tanımak açısından önemlidir. Firma, müşterisinin ne iş yaptığını ve nasıl yaptığını bilmeden ona özel bir ürün geliştirmesi beklenemez.

Yazılım firması analiz sürecinde müşterinin mevcut teknik altyapısını inceler. İşletmenin iş akışını öğrenir. Çalışanların yeteneklerini ve bilgi düzeyini ölçer. İşletmenin gelir ve gider durumunu tespit eder. Gereksiz maliyetlerin bir listesini çıkarır. İş diyagramında daha verimli olabilecek adımları bulur. Gereksiz, hatalı işlemler, yüksek maliyete sebep olan adımların yerine alternatifler düşünülür. Eksikler ve yeni ihtiyaçlar tespit edilir. Çalışanlar iş yükü dereceleri ölçülür ve her çalışanın daha verimli olması için yeni yollar keşfedilir. Elbette bunlar birer genellemedir. Analiz süreçleri her işletmede farklı olabilir. Bunlara ek olarak müşterinin özel istek ve talepleri de göz önünde bulundurulması önemli olacaktır.

Yazılım Geliştirme ve Entegrasyon

Yazılım firması analiz aşamasında elde ettiği bilgiler ve topladığı veriler ışığında bir proje geliştirme planı çıkarır. yazılımlar genelde farklı farklı modüllerin bir araya gelerek uyumlu ve entegre bir şekilde çalışmasıyla ortaya çıkar. Dolayısıyla öncelik bu modüllerinden neler olacağının tespitine verilir. Modüller belirlendikten sonra proje ekibi oluşturulur ve firma çalışanları görev dağılımı yapılır. Her bir modül tamamlandıktan sonra müşterinin onayına gönderilir. Eğer müşteri değiştirilmesi ya da eklenmesi gereken bir detaya ihtiyaç duyarsa istenen revizeler sağlanır. Tekrar müşteri onayına gönderilir. Onaylanan modüller birbiri ile uyumlu çalışacak şekilde bir araya getirilerek özel yazılım ortaya çıkarılır.

Son haline gelen özel yazılım için bir sonraki adım şirkete entegre edilmesidir. Şirketin altyapısı ile uyumlu çalışabilmesi adına bazı entegrasyonlar gerekir. Bu uyumlulaştırma çalışmaları da belli bir sürece yayılabilir. Yazılımın her bir çalışanın cihazlarına kurulması, mevcut sistemlere bağlanması, yönetim ve kontrol mekanizmalarının oluşturulması gibi süreçler entegre çalışmalarına dahildir. Bunların yanında en önemlisi yazılımın güvenliğinin sağlanmasıdır. Hem yazılıma hem de şirkete tehdit oluşturabilecek herhangi bir güvenlik açığının olmaması için uyumlulaştırma sürecinde tüm önemler alınmalıdır.

Yazılımın Test Süreci

Projenin tamamlanıp müşteri işletmeye entegrasyonu sağlandıktan sonra hemen çalışmaya başlamasını beklemek hata olur. Öncelikle bir süre test etmek gerekir. Projenin kurulum ve uyumlulaştırma süreçlerinde herhangi bir hata ya da atlanan bir detay olup olmadığını test etmek gerekir. Eğer kurulum sorunsuz bir şekilde tamamlandıysa kullanım açısından bir test süreci tanımak gerekir. Çalışanların yeni ürünü kullanmayı öğrenmesi, alışması için bu test sürecine ihtiyaç vardır. Bunlara ek olarak bir ürün hakkında verimlilik analizi yapmanın en iyi yolu onu denemektir. Test sürecinde şirketin tamamı ya da seçilen örnek bir grubun özel yazılımı kullanması, kullanım sırasında meydana gelebilecek hata ya da eksiklerin tespit edilmesine yardımcı olur. Bu süreçte, tasarım aşamasında akla gelmemiş olan talepler olursa, gerekli revizelerin yapılması için de bir fırsat olarak değerlendirilebilir. Test aşamasında herhangi bir sorunla karşılaşılma ve herhangi bir revize talebi olmazda proje canlı olarak kullanıma açılır.

Özel Yazılımın Riskleri

Her yenilik ve yatırımda bir miktar da olsa risk bulunur. Bir işletmeye özel yazılım satın almak da önemli bir yatırım olduğundan, avantajlarının yanında risklerinden bahsetmek kaçınılmaz. Bir yatırım yaparken risklerin neler olduğunu araştırırsınız. Yatırımı yapmak için risksiz bir alan aramak yerine, riskleri göze alıp alamayacağını ölçersiniz. Özel yazılımlar için de bu geçerlidir. Riskleri tespit etmek ve olası bir riskin gerçekleşmesi durumunda altından kalkabileceğinizden emin olduktan sonra bu yeniliğe girişmek daha doğru olacaktır.

Özel yazılımların avantajlarında olduğu gibi risklerinde de aynı durum geçerlidir: her işletme için farklı riskler söz konusu olabilir. Nasıl ki özel yazılım her şirket için farklıysa, yazılımın riskleri de dolayısıyla farklı olacaktır. Ancak genel olarak her işletmede karşılaşılabilecek risklerden bahsetmek mümkün. Bunlarında başında da özel yazılımın şirket çalışanları tarafından uyum sağlanabilecek seviyede olması. Çalışanlar kullanamadığı sürece özel yazılımın hiçbir anlamı olmayacaktır. Yazılımın şirketin altyapısına uymaması farklı bir risk konusu olarak karşınıza çıkabilir. Bazı şirketlerin özel yazılımdan önce daha köklü teknolojik yenilikleri gitmesi gerekebilir. Bununla birlikte şirketin özel yazılımı satın aldıktan sonra yazılımın bakımı, geliştirilmesi gibi gelecekte bütçe ayrılması gereken kalemler için yeterli kaynağı sağlayamaması da üründen elde edilecek verimi düşüreceğinden olası riskler arasında kabul edilebilir.

Eğitim ve Destek Hizmetleri

Özel yazılım firmaları, müşterisine sağladığı hizmetten en yüksek faydanın sağlanabilmesi adına ürünü kullanacak çalışanlara ve yöneticilere eğitim verir. Yazılımın şirkete sağlayacağı faydalardan bahseder ve bu faydaların sağlanabilmesi ürünü nasıl kullanmak gerektiğini çalışanlara öğretir. Genellikle bu hizmeti satın alan orta ve büyük ölçekli işletmelerde söz konusu teknolojilere kolayca adapte olabilecek kadar teknik altyapıya sahip çalışanlar bulunur. Dolayısıyla yazılımı en doğru ve verimli şekilde kullanabilecek seviyeye gelmek çok fazla zaman almaz. Ancak bazı işletmelerde teknoloji ve internet kullanımı oldukça düşük olabilir. Bu da söz konusu hizmetten maksimum fayda sağlayacak kadar kullanım yeteneği kazandırmanın zorlu bir süreç olacağının habercisidir. Dolayısıyla yazılım firmalarının böyle durumlarda çok iyi bir eğitim hizmeti de sağlayabiliyor olması gerekir.

Eğitimin yanında teknik destek de önemlidir. Firmanın, ürettiği yazılımı sattıktan sonra müşteri ile ilişiğini tamamen kesmesi söz konusu olamaz. Çünkü bu ürünler düzenli bir bakım ve sürekli geliştirme isteyen ürünlerdir. Çoğunlukla online altyapıda çalışan bu sistemlerin, gelişen teknolojiye paralel olarak geliştirilmemesi ve sistem gereksinimlerinin giderilmemesi durumunda sık sık problem yaratması kaçınılmaz olur. Bu nedenle özel yazılımı üreten firmanın sık sık bakımlar yapması gerekir. Ayrıca mevcut piyasa koşullarına uyumlu bir şekilde çalışabilmesi için düzenli sistem geliştirme sağlamalıdır. Bu yazılımlar uzun yıllar boyunca kullanılırken, şirketin de zaman içerisinde farklı yapılanmaya gitmesi gündeme gelebilir. Özel yazılım satın almanın amacı da şirketi daha düşük maliyetlerle büyümesini ve gelişmesini sağlamak, karlılığını arttırarak farklı ve daha büyük yatırımlara girişebilmesine zemin hazırlamak değil midir? O halde şirketin büyümesi beklenen gelecek olarak algılanabilir. Aksi, özel yazılım yatırımı anlayışı ile ters düşecektir. Bu nedenle şirketin de sonradan ortaya çıkabilecek ihtiyaçları göz önünde bulundurularak gerekli yenileme çalışmaları yapmak, yazılım firmasının sorumluluğunda olacaktır.

Firma Çalışanları ve Özel Yazılım İlişkisi

İşletmelerin, şirketin genelini ilgilendiren bir yeniliğe gitmeden önce öncelikli düşünmeleri gereken; çalışanlardır. Şirkete ne kadar büyük yatırımlar yapılırsa yapılsın, getirilen yenilikler ne kadar büyük başarılar vaat ederse etsin çalışanların bilgi ve yetenekleri kadar fayda elde edileceğini baştan kabul etmek gerekir. Dolayısıyla asıl yatırım çalışanlardan başlamalıdır. Bir yazılım satın alma kararı verildiği andan itibaren projenin tamamlanması ve entegre edilmesi uzun bir süreç gerektirir. Bu süreç, yazılımı kullanacak kişilerin, bu üründen maksimum fayda sağlamak adına ihtiyacı olan yeteneklere sahip olması için yeterli bir eğitim sürecine eşdeğerdir. Dolayısıyla şirkete özel yazılım gelmeden önce çalışanlardaki eksikler de tespit edilmeli ve gerekli altyapının sağlanması için ihtiyacı olan çalışanlara belli eğitimler verilmelidir. Bu sayede uyum sağlamak çok daha kolay olacaktır.

Bunlara ek olarak yazılım firmasının da ürünü geliştirme sürecinde çalışanları ve onların yetkinliklerini dikkate alması önemlidir. Bir işletme içerisindeki herkesin kolayca anlayabileceği ve kullanabileceği ara yüzler tasarlamalı, karmaşık yapılara yer vermemelidir. İşletmeye özel yazılım satın almasındaki amaçlardan birinin işletmedeki çalışanların iş yükünü hafifletmek olduğunu unutmamalı ve çalışanlara, bu yazılımı kullanabilmek adına yeni sorumluluklar edinme gereksinime yol açmamasına dikkat etmesi gerekir.

Sonuç olarak, her firmanın kendine özel bir iş akışı ve çalışma disiplini var. Bu iş akışlarında, firmanın yaptığı işe, dâhil olduğu sektöre, çalışan sayısına ya da sahip olduğu teknolojilere gibi farklı etkenlere bağlı olarak farklı ihtiyaçlar ortaya çıkabiliyor. Bu ihtiyaçlar, hazır paket çözümler tarafından ya kısmen giderilebiliyor ya da mevcut altyapıya uymadığında entegrasyon problemleri yaşanabiliyor. Bu işletmelerin özel yazılım ile çözüm bulmaya yönelmesine zemin hazırlıyor. Özel yazılımlar bu işi yapan yazılım firmaları tarafından işletmenin kendi bünyesinde yürütülen araştırma ve geliştirme sürecinin ardından şirketin kullanımına sunuluyor. Elbette şirketlerin bu özel yazılım ürünlerini kullanmaya aktif olarak başlayabilmesi için eğitim ve uyarlama sürçlerinden geçmesi gerekiyor. Tüm bu süreçler başarı ile atlatıldıktan sonra, özel yazılım kullanan şirketler hem daha verimli çalışıyor hem de pek çok maliyetten kurtulmuş oluyor. Hemen bir özel yazılım firması ile iletişime geçin ve sizin için en ideal yazılım projesi ile tanışın.

Özel yazılım firmaların kendi iş süreçlerine özel olarak geliştirdikleri, piyasada hazır olarak satılan programlardan farklı olarak üretilen sistemler olarak tanımlanabilir. Bu ürünler, şirketlerin belli ihtiyaçlarına yönelik olarak ortaya çıkıyor ve bu ihtiyaçları, eksikleri ya da aksaklıkları gidermek adına pratik ve daha düşük maliyetli çözümler üretilir. Bu sistemler, yazılım firmaları tarafından uzun araştırmalar ve detaylı çalışmalar ışığında tasarlanır. Sistemler ortaya çıkarıldıktan sonra, satın alan şirkete entegre edilir. Özel yazılım firmaları sadece bu sistemlerin tasarlanması ve yazılmasından sorumlu olmaz; aynı zamanda satış sonrası hizmetler de bu firmaların sorumluluğunda olur. Bu kapsamda gerekli eğitim ve geliştirme desteği de yine üretici firmalar tarafından sağlanabilir.

Özel Yazılım mı? Açık Kaynak Script mi?

Web Sitesi SEO’su: Google’da sıralamaya yeni başlayanlar için kılavuz

İnternette 1,7 milyardan fazla web sitesi ve her saniye yenileri oluşturulurken, nasıl öne çıkmanız gerekiyor? Bu kılavuzda, web sitenizi bugün oluşturmuş olsanız bile, SEO’nun gücüyle web sitenize ziyaretçi çekmek için gerçekten ne gerektiğini size göstereceğiz.

Yeni insanlar her gün interneti benimserken, çevrimiçi ortamda dikkat çekmek için rekabet artıyor. Bu, uygun web sitesi SEO’nuza sahip olduğunuzdan emin olmanın artık sadece bir seçenek değil, bir zorunluluk olduğu anlamına gelir. İnsanların web sitenizi ziyaret etmesinin ne kadar önemli olduğunu biliyorum, özellikle de ilgi çekmeye çalışan bir girişim iseniz.

İnsanları bir web sitesine çekmeye çalışma konsepti son derece büyüleyici. Çok ilgimi çekti ve yeni başlayanlara ve pazarlamaya aşık olmamı sağlayan şey bu. Özellikle başlamak için çok fazla sermaye gerektirmeyen yöntemlerle, insanların dikkatini çevrimiçi ortamda nasıl çekeceğimi anlamaya çalışmak için oldukça uzun zaman harcadım.

Doğruyu bulmak için iyi bir miktarda akıl hocalığı ve deneme yanılma gerekti – bunlardan çok daha fazlası. Ama bunu bir süredir yaptığımı düşünürsek, sanırım şimdiye kadar bir iki şey biliyorum. Ve hayır, övünmek için burada değilim. Bu şeyleri doğrudan anne karnında öğrenmedim. Bu yazıyı sonuna kadar okursanız, sadece bir kursa gitmiş biri tarafından yazılmadığını ve bu bilgiyi size geri tükürdüğünü anlamanızı sağlamaya çalışıyorum. Bu işi sık sık yaparım ve çok severim.

Bu yazıda, SEO ve web sitenize yeni ziyaretçiler çekmek hakkında bilmeniz gereken hemen hemen her şeyi gözden geçireceğiz. Ve evet, her şeyi söyledim . Hatta bu yazıda size gerçek bir vaka çalışması göstereceğim. O halde biraz patlamış mısır alın, en sevdiğiniz içeceği dökün (LaCroix’ten bir yudum alacağım) ve patronunuzu etkilemeye ya da işletmenize ziyaretçi çekmeye hazırlanın.

2020’de web sitesi SEO nedir?

SEO, arama motoru optimizasyonu anlamına gelir ve algoritmaların içeriğin arama motorlarında nasıl sıralanacağını anladığı süreçtir. Sadece Google için geçerli değil. SEO ilkeleri, bir arama motoru olan hemen hemen her platforma uygulanabilir – YouTube, Bing, Etsy ve Pinterest sadece birkaçını saymak gerekirse. Ancak, web sitesi SEO’dan bahsettiğimiz için, esas olarak Google SEO’dan bahsedeceğiz.

SEO, doğru yapmak için hem teknik hem de sanatsal beceri gerektirir, ancak teknik olmayan bir kişiyseniz endişelenmeyin. İşin teknik tarafında, Google’ın içerik bulmak için web’i nasıl “taradığını” ve “dizine eklediğini” anlamanız yeterlidir. İşin daha sanatsal tarafında, Google’ın SERP’inde (arama motoru sonuç sayfaları) üst sıralarda yer alan içeriği harika yapan şeyin ne olduğunu öğrenmeniz gerekir.

SEO’nun bu kadar önemli olmasının birincil nedeni, web sitenize ücretsiz trafik çekmesidir. Ve ücretsiz derken organik demek istiyorum.

Sosyal medya reklamlarını, Google reklamlarını kullanmaktan veya web sitenize ziyaretçi çekmek için sponsorluklar için ödeme yapmaktan farklı olarak, SEO trafiği, reklamlara para harcamasanız bile web sitenize sürekli olarak yeni ziyaretçi akışı sağlamanızı sağlar.

Not: “Trafik” ve web sitesi “ziyaretçileri” kelimelerini birbirinin yerine kullanıyorum – aslında aynı anlama geliyorlar.

Dürüst olmak gerekirse, SEO oldukça basittir. Ancak ne yazık ki birçok işletme, web sitelerini oluştururken veya içerik oluştururken, özellikle de blog yazarken bunu doğru anlamıyor. Aslında birçok web sitesinin SEO hakkında düşünmemesi aklımı başımdan alıyor. Dürüst olmak gerekirse, web sitenizi oluştururken ve büyümeyi planlarken düşündüğünüz ilk şeylerden biri olmalıdır. Quora, Medium ve TripAdvisor gibi şirketlere bakmanız yeterli. Kelimenin tam anlamıyla tüm işlerini SEO kavramı üzerine inşa ettiler. 

Size SEO’nun ne kadar önemli olduğunu ve bunu nasıl doğru yapacağınızı göstermek için, sizi önce Google’ın doğduğu zamanlara doğru bir hafıza yolculuğuna çıkaracağım.

Google aslında nasıl çalışır?

1990’ların ortalarından sonlarına kadar, Larry Page ve Sergey Brin , “dünyanın bilgisini organize etmenin ve onu evrensel olarak erişilebilir ve kullanışlı hale getirmenin” bir yolunu bulmak istediler . Google’ın ilk günlerinde, çoğu çevrimiçi arama motoru, belirli bir anahtar kelimenin bir sayfada kaç kez göründüğüne bağlı olarak web sitelerini ve içeriklerini kategorilere ayırırdı.

Örneğin, bir web sitesi “gripten nasıl kurtulurum” konulu bir makale yazdıysa, içerik arama motorlarında “gripten nasıl kurtulurum” ifadesinin sayfada kaç kez göründüğüne göre sıralanır. Burada biraz aşırı genelleme yapıyorum, ancak esasen arama motorlarının kullanıcılara hangi içeriği göstereceğini bilmesi bu.

Ancak bunun büyük kusurları vardı. Bunu düşünürseniz, bu, birçok kişinin, yalnızca içeriklerini anahtar kelimelerle doldurarak, bir kullanıcının arama deneyimini mahvedecek kötü içerikli arama motorlarıyla oynayabileceği anlamına geliyordu. 

Ve bazı yaramaz durumlarda, web siteleri sayfalarına web sayfasının arka planıyla aynı metin renginde olan anahtar kelimelerle dolu bir bölüm eklerdi. Bu şekilde insan gözü onları göremezdi ama arama motorları görürdü. Sinsi sinsi.

Ancak Larry ve Sergey, başlangıçta, kullanıcının arama deneyimini geliştirecek bir arama motoru oluşturmak istedi. Bu, Google’ın arama motorlarının web siteleri arasındaki ilişkiyi analiz etmesi ve kaliteli içeriğin arama sonuçlarında daha yüksek görünmesine izin vermesi için daha iyi bir yol bulması gerektiği anlamına geliyordu. 

Ve böylece, Google’ın temel algoritması olan PageRank’i tanıtıyoruz.

Bir gerileme hakkında konuşun!

Google’ın PageRank algoritması, geri bağlantılar olarak bilinen bir şeye odaklanır (bu yazının ilerleyen kısımlarında daha derinlemesine inceleyeceğiz). Esasen Google, web sitenize başka bir web sitesi bağlantı veriyorsa, bunun web sitenizin kaliteli içeriğe sahip olduğu ve arama sonuçlarında daha üst sıralarda yer almayı hak ettiği anlamına geldiğini teorileştirdi. Google, alakalı ve yüksek kaliteli içeriğin en yüksek arama motoru sıralamalarını aldığından emin olmak istedi. Ve bunu ölçmek için kullandıkları şey geri bağlantılar.

Şimdi, yalnızca web sitelerinin sizinkine bağlantı vermesi her zaman daha yüksek sıralamalar anlamına gelmez. Bu bağlantıların kalitesi büyük ölçüde önemlidir ve Google için birçok önemli sıralama faktöründen yalnızca biridir. Muhtemelen en önemlisidir, ancak bu yazının ilerleyen bölümlerinde daha fazla sıralama faktörüne gireceğiz.

Google, web sitenize bağlantılar almanın yanı sıra, web sitenizin ne olduğunu da bulması ve bilmesi gerekir. Böylece tarama ve indeksleme kavramı gelir .

Google’ın asıl görevinin internetteki tüm içeriği düzenlemek olduğunu hatırlıyor musunuz? Peki, bunu yapabilmek için Google’ın internetteki tüm içeriği bulması gerekiyor. Tıpkı bir örümceğin kendi ağında gezinmesi gibi, Google’ı da dünya çapındaki ağı taraması gereken bir örümcek olarak düşünün. Google, hangi web sitelerini taramadan var olduğunu anlayamaz. Ve bir kez bulunduklarında, Google bir web sitesindeki içeriği dizine eklemeden anlayamaz.

Bu, web’iniz ne kadar büyükse ve Google’ın tarama ve dizine eklemesi ne kadar kolay olursa, o kadar çok web varlığınız olur – kaçınılmaz olarak web sitenize daha fazla trafik gelmesi anlamına gelir. Ve “web siteniz” derken web sitenizi, tüm içeriği ve sayfalarını, bağlantı verdiğiniz tüm web sitelerini ve sayfaları ve size bağlantı veren diğer tüm harici web sitelerini kastediyorum.

Her renkli daire, aralarındaki bağlantı modellerini gösteren oklarla birlikte bir web sayfasını temsil eder.

Tüm bu bağlantılar web’inizi oluşturur. Ve Google’ın web’inizin gerçekte neyle ilgili olduğunu anlamasının mümkün olduğunca kolay olduğundan emin olmak istiyorsunuz. Google’ın içeriğinizi arama motorunda nasıl düzgün bir şekilde sıralayacağını bilmesinin tek yolu budur.

Google tarayıcılarının web’inizi kolayca tarayıp dizine ekleyebilmesini sağlamak için, teknik ve sayfa içi SEO’nuzun Google’ın dilini konuşacak şekilde tasarlandığından emin olmanız gerekir. Daha sonra teknik ve sayfa içi SEO’ya daha fazla gireceğiz, ancak umarım şimdi Google’ın gerçekte nasıl çalıştığını ve web sitenizi Google için optimize etmenin neden bu kadar önemli olduğunu daha iyi anlamışsınızdır.

SEO işletmeler için neden önemlidir?

Bugün, insanların web sitenizi ziyaret etmesini sağlamak, başarılı bir çevrimiçi iş yaratmanın ilk adımıdır. Harika bir ürün veya hizmet yaratabilirsiniz. Ama kimse bilmiyorsa, sürdürülebilir bir iş yaratmanın hiçbir yolu yok.

Aynı şekilde, insanların web sitenizi ziyaret etmesini sağlamak işletmenizi canlı tutmaz. Aslında, bunu geri alıyorum. Bazı işletmeler, Google Adsense veya ücretli sponsorluklar gibi şeyler aracılığıyla yalnızca reklam gelirine dayalı gelir elde etmek üzere tasarlanmıştır . Ancak bir ürün veya hizmet satıyorsanız, satışlar işinizin oksijeni olacaktır. Ve bunun gerçekleşmesi için bir web sitesi ziyaretinden daha fazlasına ihtiyacınız olacak.

Peki SEO’yu diğer pazarlama kanallarından farklı kılan nedir ve bir iş yürütüyorsanız neden bu kadar önemlidir? Sana 2 neden söyleyeceğim:

  • Organik arama trafiği
  • Güçlü alıcılar niyeti

SEO trafiğinin esasen “ücretsiz” trafik olduğunu bilmek, herhangi bir işletme sahibini derhal onlar için neler yapabileceğini merak ettirmelidir. Ücretsiz kelimesinin etrafına alıntılar koydum çünkü hiçbir şey gerçekten özgür değil. Google SEO’dan trafik almak için özel olarak ödeme yapmanız gerekmese de, bir web sitesi oluşturmak ve içerik oluşturmak ücretsiz değildir – hem zaman hem de para açısından size mal olabilir.

Ve sadece not etmek gerekirse, Google trafiğini ödemek için Google PPC reklamlarını kullanabilirsiniz , ancak bu SEO değildir ve ücretsiz değildir.

Google için içerik oluşturmayı bu kadar değerli kılan şey, içerik oluşturulduktan ve Google’da sıralandığında, YG’nin (yatırım getirisi) ücretli reklamcılık veya sosyal medya promosyonlarına kıyasla paha biçilmez olmasıdır.

SEO’nun önemli olmasının ve SEO’yu sevdiğimi düşünmemin ikinci nedeni, güçlü alıcı niyetine sahip olmasıdır. Düşünüyorsanız, Google’ı nasıl kullanıyorsunuz? Bir soruna çözüm bulmak için, değil mi? Google aramalarınızın çoğunun, ara sıra burada ve orada “kedi memeleri” aramasıyla, sahip olduğunuz sorunlara çözüm bulmak için yapıldığını tahmin edeceğim. Ancak mesele şu ki, çoğu insan sorunlara çözüm bulmak için Google’ı kullanıyor.

Bu nedenle gerçek çıkarım, SEO’nun işletmeler için önemli olduğudur, çünkü arama yapan insanlar öncelikle sorunlarına çözüm ararlar ve bunu kendi yararınıza kullanmanız gerekir. Birinin bir sorunu olduğunda, bir çözüm bulmak için “Google” derler. Ve işletmeniz, bir kullanıcının sorununun çözümü için var olmalıdır.

Tüm bunların, örneğin Facebook’ta reklam satın almaktan ne kadar farklı olduğuna dikkat edin. Ücretli reklamların çoğunu yıkıcı olarak görüyorum. Ve hayır, bu kötü demek değil – Bir dağıtım aracı olarak ücretli reklamları seviyorum. Bu, kullanıcının aktif olarak aradığı bir şey olmadığı, daha çok çevrimiçi başka bir şey yaparken kendisine sunulduğu için genellikle bir amaç olmadığı anlamına gelir. Ve benim gibi bir Y kuşağı iseniz, reklamlara neredeyse kör olabilirsiniz .

İşletmeler için SEO’nun gücünü görselleştirmek için, çoğu e-ticaret mağazasının yalnızca reklam trafiği satın aldığı bir dünyada SEO kullanan en sevdiğim e-ticaret web sitelerinden biri olan Honest Paws örneğini kullanacağım .

Bazı bağlamlarda, Honest Paws evcil hayvanlar için CBD ürünleri satan bir e-ticaret mağazasıdır. Şimdi, Dürüst Paws, müşterileri işlerine çekmek için Facebook reklamlarını kullanabilir, ancak reklamların “yıkıcı” olduğu ve kullanıcı amacının orada olmayabileceği hakkında söylediklerimi hatırlıyor musunuz? Facebook’ta köpek severleri hedef alabilirler , ancak her köpek sevgilisinin köpeği için CBD muamelesine ihtiyacı yoktur. Bunun yerine, Honest Paws bloglama yoluyla akıllı bir içerik pazarlama rotası izledi.

Bir sorununuz varsa ve köpeğinizin hasta olduğunu fark ederseniz, Google’da bir şey arayabilirsiniz. Örneğin, Allah korusun, köpeğiniz kusuyor ve kan var (grafik görselleştirme için üzgünüm). Google’da “kan kusan köpek” gibi bir arama yapabilirsiniz. Ve bunu yapacak olsaydınız, Honest Paws’tan (ben bunu yazarken) Google’da 1 numarada yer alan bir makale görürdünüz. Ve makaleyi okuduktan sonra, CBD ile aşılanmış tedavilerin köpeğinize yardımcı olabileceğini görebilirsiniz. Öyleyse devam edin ve Honest Paw’ın harika CBD ürünlerinden birini satın alın. Henüz SEO’nun gücünü görüyor musunuz?

Pekala, şimdi sizi SEO’nun gücü konusunda ikna ettiğime göre, şimdi bunu nasıl yapacağımıza geçelim.

SEO Türleri: teknik ve sayfa içi

SEO hakkında düşündüğümde, bunu teknik ve sayfa içi olmak üzere 2 farklı şekilde düşünüyorum. Mümkün olan en kolay şekilde özetlemek gerekirse, teknik SEO , web sitenizin nasıl oluşturulduğu ve yapılandırıldığı ile ilgilenirken, sayfa içi SEO, web sitenizde nasıl içerik oluşturduğunuzla ilgilenir. Bazıları “ sayfa dışı SEO ” olduğunu bile söyleyebilir, ancak bunu sadece dağıtımın bir yan ürünü olarak görüyorum – daha sonra bunun hakkında.

Teknik SEO: Bu konuda endişelenmeli misiniz?

Diyelim ki tüm web sitenizi sıfırdan oluşturuyorsanız, Teknik SEO çok önemli olacak. Bunun nedeni, bir web sitesini nasıl düzgün bir şekilde oluşturacağınızı bilmiyorsanız, onu Google’ın taramasını ve düzgün şekilde dizine eklemesini çok zorlaştıracak şekilde tasarlıyor olabilirsiniz. Web sitenizde bir sürü şişirilmiş JavaScript kodu, onu yavaşlatabilecek veya mobil cihazlarda yanıt vermeyebilecek eklentiler olabilir – bunların tümü SEO için korkunçtur.

Ya da daha kötüsü, iyi bir barındırma sağlayıcısının ne olduğunu bilmiyorsunuz ve barındırmada ucuza geliyorsunuz, bu da Google sıralamanızı olumsuz yönde etkileyen yavaş yükleme sürelerine neden oluyor. Bu yazının başka bir bölümünde SEO sıralamanızı neyin etkilediği hakkında daha fazla konuşacağız, ancak baştan bir web sitesi oluşturmadığınız sürece teknik SEO hakkında endişelenmek için çok fazla zaman harcamam. 

İhtiyaçların teknik SEO hiyerarşisi

Örneğin, mühendisler Quora’yı oluştururken teknik SEO onlar için son derece önemliydi. Bunun nedeni, Quora’nın UGC’den (kullanıcı tarafından oluşturulan içerik) web sitesi trafiği almasıdır. Ve Quora, birisi bir soru gönderdiğinde Quora’da uygun URL yapılarıyla yeni bir sayfa oluşturulacak şekilde tasarlanmalıdır. Onsuz, belirli soruları aradığınızda Google’da dizine eklenmiş Quora yanıtlarını göremezsiniz. Bu nedenle, bir sonraki Quora’yı oluşturmaya çalışmıyorsanız, web sitenizi oluşturmak için İbrahim Sarac Web Çözümleri, WordPress veya Squarespace gibi araçları kullanmaya ve dikkatinizi sayfa içi SEO’ya odaklamaya odaklanırdım.

Teknik SEO daha çok XML site haritanız , robots.txt dosyalarınız , web sitesi hızları ve kodunuzun kalitesi/tasarımı gibi şeylerle ilgilenirken, sayfa içi SEO içeriğin web sitenizde nasıl oluşturulduğuyla ilgilenir. Çoğu işletme için, web sitesini kendiniz kodlamıyorsanız, teknik SEO yerine sayfa içi SEO’ya daha fazla odaklanmanız gerektiğini söyleyebilirim. 

Bunun nedeni, temiz semantik HTML, CSS ve JavaScript kodunu nasıl oluşturacağınızı bilmiyorsanız, Google’ın web sitenizi taramakta zorlanmasıdır. İşin iyi yanı, web siteleri oluşturmanıza izin veren birçok platformun bunun farkında olması ve bunu sizin için halletmesidir.

Ancak, hepsi mümkün olan en iyi şekilde yaklaşmaz. Örneğin, WordPress gibi bir şey kullanıyorsanız, web sitelerinizi güvenlik tehditlerine karşı savunmasız hale getirebilecekleri ve bazen teknik SEO’nuza zarar verebilecekleri için eklentileri yüklerken son derece dikkatli olmanız gerekir. Bir şablon kullanacak olsanız veya sizin için özel bir WordPress web sitesi oluşturması için birini işe alsanız bile, web tasarımının SEO en iyi uygulamaları göz önünde bulundurularak oluşturulduğundan emin olmanız gerekir. Ne yazık ki tüm geliştiricilerin dikkat etmediği bir şey.

Geliştiricilerden nefret etmiyorum, hepinizi kıskanıyorum. Ama lütfen SEO’yu düşünün.

Aynı şekilde, basit bir web sitesi oluşturmak ve web’deki varlığınızı kolayca yükseltmek için Squarespace gibi bir şey kullanmak harika olabilir. Ancak, sürükle ve bırak çözümleriyle kodun kalitesini asla bilemezsiniz ve web sitenizi ölçeklendirme zamanı geldiğinde özelleştirme sınırlıdır.

İbrahim Sarac Web Çözümleri (utanmaz fiş) gibi bir şey geliyor. Beni yanlış anlamayın, İbrahim Sarac Web Çözümleri’ta bir web sitesi oluşturabilir ve ne yaptığınızı bilmiyorsanız dağınık teknik SEO’ya sahip olabilirsiniz. Ancak , İbrahim Sarac Web Çözümleri’daki tüm kaynakları kullanarak web sitenizi doğru şekilde tasarlarsanız, son derece temiz semantik HTML, CSS ve JavaScript ile işleri yavaşlatan kötü eklentiler olmadan bir web sitesi oluşturmuş olursunuz .

Bazı web sitelerinin , farklı bir çözümden İbrahim Sarac Web Çözümleri’a geçtiklerinde SEO trafiğinde büyük bir ilk artış görmelerinin nedeni budur .

İlgili okumalar: SEO ve Web akışı: temel kılavuz

Google Arama Konsolu’ndan alınan bu grafik, Kisi’nin Mart ayı başlarında İbrahim Sarac Web Çözümleri’a geçişten sonraki organik trafiğini gösteriyor

Ayrıca, İbrahim Sarac Web Çözümleri’ta her zaman sıfırdan bir web sitesi tasarlamanız gerekmez. Bir şablonu veya İbrahim Sarac Web Çözümleri’un duyarlı önceden oluşturulmuş düzenlerinden herhangi birini kullanabilirsiniz . İbrahim Sarac Web Çözümleri’un şablon pazarındaki tüm şablonlar, günümüzün web standartlarına göre tasarlandıklarından ve oluşturulduklarından emin olmak için sıkı kalite kontrolünden geçer. Ayrıca, şablonları markanıza uyacak şekilde her zaman değiştirebilir ve özelleştirebilirsiniz. Kendiniz için bir araya getirmek için klonlanabilir web siteleri ve varlıklar için Web akışı vitrinine bile göz atabilirsiniz .

Bu, İbrahim Sarac Web Çözümleri ticari web siteleri için harika bir çözüm olabileceği anlamına gelir, çünkü web sitenizi rakiplerinizden farklı kılan etkileşimler ve animasyonlarla markanıza tam anlamıyla uyacak herhangi bir özel tasarım oluşturabilirsiniz. Şu anda İbrahim Sarac Web Çözümleri ile tam web uygulamaları oluşturan işletmeler bile var! Zestful , Bolt Travel ve Turtle gibi şirketler tüm sitelerini İbrahim Sarac Web Çözümleri‘ oluşturdu – çılgınca. Bazı harika kodsuz eğitimler için Makerpad’e göz atın.

Etkileşimleri ve animasyonları kodsuz tasarlayın

Koda bile bakmadan karmaşık etkileşimler ve animasyonlar oluşturun.

Her neyse, hala şüpheniz varsa, şu anda okuduklarınızın tamamen İbrahim Sarac Web Çözümleri oluşturulduğunu ve barındırıldığını bilin. Ama yine de, İbrahim Sarac Web Çözümleri profesyonel ve kişisel olarak kullandığım için önyargılı olabilirim. Bunun tek seçenek olduğunu söylemiyorum. Diğer çözümlerle gitmeye karar verirseniz, teknik SEO konusunda dikkatli olun diyorum.

Tamam, artık teknik SEO hakkında daha iyi bir anlayışa sahip olduğunuza göre, web sitenize gerçekten trafik ve müşteri getiren şeyin içeriğine geçelim!

Sayfa İçi SEO: İçerik oluştururken neden buna odaklanmanız gerekiyor?

SEO göz önünde bulundurularak temiz bir şekilde oluşturulmuş bir web siteniz olduğunu varsayarsak, gerçek içerik oluşturma tarafına geçelim. Basitçe açıklamak gerekirse, sayfa içi SEO, web sitenizde içeriği nasıl oluşturduğunuz ve sunduğunuzla ilgilenir. Web sitenizdeki sayfaların Google tarafından kolayca dizine eklenecek şekilde optimize edildiğinden emin olma uygulamasıdır. Bu, web sitenizdeki içeriğin bulunduğu herhangi bir sayfa için geçerli olacaktır – yani hemen hemen her sayfa. Ancak, muhtemelen anlamanın en kolay yolu olduğu için, bir web sitesindeki blog yazıları biçimindeki şeyleri açıklayacağım. Yine, burada benim açımdan birçok varsayım var, ancak ziyaretçilere ve müşterilere ihtiyacı olan bir işletme olduğunuzu ve insanları sizden satın almaya ikna etmek için kesinlikle içeriğe ihtiyacınız olacağını varsayıyorum.

Moz’un sayfa içi SEO ihtiyaç hiyerarşisi

Sayfa içi SEO, “Google’a istediğini verme” fırsatınız olduğu için son derece önemlidir. Aslında, herhangi bir platformda, YouTube, Pinterest veya her neyse, algoritmaların içeriği nasıl okuduğunu anladığınızdan ve uyguladığınızdan emin olmak son derece önemlidir.

Bu yazının başına kısa bir yolculuk yapacak olursak, Google’ın misyonunun dünyadaki tüm içerikleri kategorize etmek olduğundan bahsetmiştim. Sayfa içi SEO en iyi uygulamalarını takip ettiğinizden emin olmak, Google’ın içeriğinizi kolayca dizine ekleyebilmesini ve bunun neyle ilgili olduğunu bilmesini sağlamanızdır. Çoğu durumda, çok fazla tanıtım yapmadan, yalnızca sayfa içi SEO en iyi uygulamalarını izleyerek Google’ın ikinci veya üçüncü sayfasında bir içeriği sıralayabilirsiniz. Ve gerçekten yüksek bir alan otoriteniz varsa, ilk sayfaya fazla tanıtım yapmadan bile ulaşabilirsiniz – daha sonra bunun hakkında daha fazla bilgi edinebilirsiniz.

Google’daki sıralamalardan bahsetmişken, bence bu noktada içeriği nasıl sıralayacağınızı bilmek için can atıyorsunuz. Öyleyse, içeriğinizin organik arama sonuçlarında görünmesini sağlamak için sayfa içi SEO’yu ve diğer sıralama faktörlerini tam olarak nasıl kullanacağınızı gözden geçirelim.

İçeriğinizi Google’da Nasıl Sıralarsınız?

Çoğu “SEO uzmanının” Google’da içerik sıralaması hakkında size söylemediği bir sır duymak ister misiniz?

Google, en önemli sıralama faktörlerini manipüle etmek için en zor şeyleri yapar.

Bunu bir yere yaz ve tekrar oku. Isınmasına izin verin.

Bunu bilerek, içeriğinizi Google’da sıralamak için “taktik” ve “hack” aramayı bırakın. PBN severlerle konuşuyorum . SEO yavaş ve istikrarlı bir oyundur. Hızlı ve kolay olmasını istemezsiniz. Aksi takdirde, herkes zamanını buna yatırırdı. SEO sonuçları hızlı gelirse, sıralamaları aldığınız kadar hızlı kaybedersiniz. Ve biz sadece SEO viral pazarlama (yuck) diyoruz. 

Google son derece akıllıdır. Aslında, düşündüğünüzden çok daha akıllı. Benden ya da senden çok daha akıllı. Oynamaya çalışmayın. Bunun yerine, zor şeylere odaklanın. Çoğu işletmenin yatırım yapmaya istekli olmadığı şeyler. Çünkü gerçek uzun vadeli yatırım getirisi burada devreye girecek. Asla kısa vadeli oyunu oynamayın – bu sadece işinizin ötesinde her şey için geçerlidir.

Öyleyse, Google’ın içeriğinizi sıralamaya nasıl karar verdiğini etkileyen bazı sıralama faktörlerini gözden geçirelim. Bunlar en önemliden en aza doğru sıralanacaktır – ancak hepsi çok önemlidir. Sunacağım listeyi somut gerçekler olarak kabul etmeyin. Onlar sadece birçok deneye dayanarak doğru olduğuna inandığım şeylere dair sadece gözlemler.

Google sıralamanızı hangi faktörler etkiler?

En önemliden en aza, yani en zordan en kolay manipüle edilmeye kadar, Google şunları önemser:

  1. İçerik kalitesi ve bir arama sorgusuyla alaka düzeyi
  2. Etki alanı yetkiliniz
  3. Geri bağlantılar ve sayfa otoritesi
  4. Sayfa içi SEO’nuz
  5. Alan adınızdaki anahtar kelimeler ve yaşı
  6. Belirli bir zamanda kaç sayfa görüntüleme alıyorsunuz?

Şimdi, aslında birçok farklı sıralama faktörü var… öyle diyorlar. Backlinko’dan Brian Dean’e göre, 200’den fazla sıralama faktörü var .

Bununla birlikte, bahsettiğim yaklaşık 6 şey, muhtemelen manipüle edilmesi en “en zor” şeylerdir – onları diğer kaynakların size anlatacağı neredeyse tüm diğer sıralama faktörlerinden daha ağır basar. Bunu biliyorum çünkü hepsini denedim. Öyleyse, işiniz için her birini nasıl çivileyeceğinizi göstereyim.

1. RankBrain: Google, içerik kalitesini ve alaka düzeyini nasıl değerlendirir?

Yıllar boyunca, Google’ın Rankbrain algoritması giderek daha akıllı hale geldi. Bunun nedeni, Google’ın çok fazla veriye sahip olmasıdır. Çok fazla. Bir düşünün, her saniye 63.000’den fazla Google araması yapılıyor . Bu cümleyi okumanız için geçen süre içinde Google’da 250.000’den fazla arama yapıldı. Tüm bu aramalar ve her gün yayınlanan 2 milyondan fazla makale, Google’ın makine öğrenimi algoritmasının tam olarak neyin iyi içerik oluşturduğunu bilmesini sağlar. Ayrıca, Google’daki her şey bir blog yazısı değildir. Yani aslında az önce bahsettiğimden çok daha fazla veri noktası var.

Kendimi bir Google algoritma uzmanı olarak görmüyorum, kimse de değil. Google çalışanları bile değil. Ancak Google için en önemli şeyin, arama yapanlara mümkün olan en az tıklamayla harika içerikler sunmak olduğunu söyleyebilirim. Google, kullanıcıların bir şey aramasını ve tıkladıkları ilk bağlantının kendileri için mümkün olan en iyi kaynak olmasını ister. Heck, Google buna o kadar çok önem veriyor ki, insanların bazı arama sorguları için herhangi bir şeyi tıklamalarına gerek kalmaması için öne çıkan snippet’ler oluşturdular.

Bu nedenle, bazı kişilerin, onları geçmek istiyorsanız, şu anda Google’da sıralananlardan “daha iyi içerik oluşturun” dediğini duyacaksınız. Ancak içeriğinizin “daha ​​iyi” olacağını nereden biliyorsunuz? Harika içerik oluşturmak son derece zordur ve tam da bu yüzden odaklanmanız gereken en önemli şey budur.

İçeriğin neyin iyi neyin kötü olduğunu %100 söyleyemem, ancak genel bir kural, Google’da bir şey ararsanız ve ilk bağlantıya tıklarsanız, sorununuzu hemen yanıtlamalıdır. Belirli bir sorgu/anahtar kelime için ilk bağlantının size olması gerektiğini düşündüğünüz yanıtı vermediğini fark ederseniz, parlama fırsatınız var. Çok öznel, biliyorum. Ama sana verebileceğim en dürüst cevap bu.

Ve Google bunu biliyor. Örneğin, 1 numaralı makaleye tıklarsanız, ardından geri çekilip 2 numaralı makaleye tıklamaya devam ederseniz, Google’a tıkladığınız ilk makalenin aradığınızı yanıtlamadığına dair bir sinyal gönderir. Ardından, ikinci makaleyi görüntüledikten sonra farklı makalelere tıklamaya devam etmediğinizi varsayarak, ikinci makaleyi birinci sıraya koymayı düşünmeye başlar. Umarım bu mantıklıdır.

Makaleler arasında “pogo yapışması” kötü bir Google kullanıcı deneyimi sinyali olabilir

Aynı şekilde, bir anahtar kelime aramasıyla alaka düzeyi de son derece önemlidir. Belirli anahtar kelimelerin alaka düzeyini daha iyi anlamak için Google’a bir şey (gizli veya özel pencerede) yapın ve ne olduğunu görün.

Örneğin, “köpek oyuncakları” araması yaparsanız, doğrudan fiziksel köpek oyuncakları satan web sitelerine giden bir sürü bağlantı görürsünüz. Köpek oyuncakları üzerine bir blog yazısı yazarsanız ve bu anahtar kelime için sıralamaya çalışırsanız, bunun Google’ın asla ilk sayfasına çıkmayacağına inanmalısınız. Bunun nedeni, Google’ın köpek oyuncakları arayan kişilerin, onlardan bahseden makaleleri okumak yerine fiziksel köpek oyuncakları satın almak istediğini bilmesidir. Bu nedenle, verilen aramayla en alakalı seçeneğin bu olduğuna inandığından, köpek oyuncakları satan e-ticaret mağazalarını her zaman tercih edecektir.

Diğer taraftan, “yavru köpekler için en iyi köpek oyuncakları nelerdir” diye arama yaparsanız, en üst sıradaki tüm makalelerin, yavru köpeğinizin ihtiyaç duyduğu en iyi oyuncaklardan bahseden blog gönderileri olduğunu fark edeceksiniz. Yine bunun nedeni, Google’ın verilen arama terimi için bunların en alakalı seçenekler olduğuna karar vermesidir. Bu nedenle, o anahtar kelime için sıralamak istiyorsanız, bir blog yazısı yazın.

Google ayrıca TO (tıklama oranı) ve TOS (sitede geçirilen süre) gibi şeylere de sıralama faktörleri olarak bakar. Oldukça açıklayıcı oldukları için bunlara fazla derinlemesine girmeyeceğiz. Yüksek bir TO’ya sahip olmak için, başlığınızın ve meta açıklamanızın arama yapanlara çekici geldiğinden ve sitede geçirilen süre için birinin sayfanızda mümkün olduğunca fazla zaman geçirmesini istediğinizden emin olmak istersiniz. İkincisi, Google’a sayfanızın ilginç olduğuna ve sonuç olarak daha fazla kullanıcıya göstermesi gerektiğine dair bir sinyal gönderir.

İlk sıralama faktöründen çıkarılacak bir şey varsa, o da daha iyi içerik oluşturmak ve yalnızca aramayla alakalı içerik oluşturmaktır. Harika içerik oluşturmak zordur çünkü özneldir – onu manipüle edilmesi en zor şey yapar. Ancak, en üst sıradaki makalelere kıyasla benzersiz veya daha iyi bir açıklama yönteminiz olduğunu düşünüyorsanız, bunun için gidin. Ve aramayla alakalı içerik oluşturmak, yalnızca bir anahtar kelimeyi Google’da aramak ve Google’ın sıralamayı sevdiği içerik türünü görmek meselesidir.

2. Etki alanı yetkiliniz

Etki alanı otoritesi, çok dikkat ettiğim bir şey, bazen gerçekten ihtiyacım olandan daha fazla. Bunun nedeni, çoğu durumda, daha yüksek alan adı yetkililerine sahip web sitelerinin arama sonuçlarında daha üst sıralarda yer alma eğiliminde olduğunu fark ettim. Aslında dışarı çıkıp etki alanı otoritesinin aslında bir numaralı en önemli sıralama faktörü olduğunu söyleyebilirim. Ancak yüksek bir DA (alan otoritesi) harika içeriğin ve güçlü bir markanın yan ürünü olduğundan, onu ikinci en önemli sıralama faktörü olarak tutacağız.

Ama önce, etki alanı otoritesi nedir? Bunu markanızın gücü ve kalitesi olarak düşünmeyi seviyorum. Örneğin, gazoz şirketlerinin web siteleri olduğu bir dünyada Coke, Shasta’ya kıyasla daha yüksek bir DA’ya sahip olacaktır (umarım orada kimseyi gücendirmemişimdir).  

DA aslında Google tarafından değil Moz tarafından oluşturulan 1-100 arasında rastgele bir sayıdır. Google, bir alan adının gücünü bir sayıya göre hesaplamamanızı tercih eder. DA, birkaç şeye dayanır, ancak esas olarak sahip olduğunuz geri bağlantıların kalitesine dayanır – bu, esasen sayfanıza bağlantı veren harici web siteleri anlamına gelir. Daha önce herhangi bir SEO aracı kullandıysanız, birçoğunun “alan derecelendirmesi”, “alan yetkilisi” veya Ubersuggest durumunda “alan puanı” gibi şeylere dayalı olarak zorluk derecesini fark edeceksiniz.

SEO topluluğunda, etki alanı otoritesi muhtemelen en çok bakılan şeydir. Hangi SEO aracını kullanırsanız kullanın, derecelendirmeler birbirine göre olacaktır, bu nedenle bir SEO aracı seçin ve ona bağlı kalın. Değerler farklı hesaplandığından, Moz’un alan yetkilisini Ubersuggest’in alan puanıyla karşılaştırmak mantıklı olmayacaktır .

Şahsen, Moz alan yetkilisini gösteren SEO araçlarına bağlı kalıyorum. Bir saniye içinde önerdiğim belirli araçlar hakkında daha fazla bilgi vereceğim, okumaya devam edin. 

Şimdi, “Yeni başlıyorsam nasıl rekabet edeceğim?” diye düşünüyor olabilirsiniz. Ve bu geçerli bir nokta. Yepyeni bir web sitesiyseniz, “en iyi alıntılar” anahtar kelimesi için sıralama yapmak zor olacaktır, çünkü o anahtar kelime için Google’ın ilk sayfasındaki tüm web sitelerinin DA’sı en az 50’dir. Ve iyi bir miktar alacaktır. 50’lik bir DA’ya ulaşmak için çaba ve zaman. Ancak, yeni başlıyor olsanız bile, yüksek etki alanı yetkililerine sahip web sitelerinin sizi rekabet etmeye çalışmaktan caydırmasına izin vermemelisiniz. Mantıklı olmaz çünkü hiçbir web sitesi yüksek bir alan adı otoritesiyle başlamaz – oraya ulaşmak zaman ve çaba gerektirir. Bunun yerine, ne tür içerik oluşturduğunuz konusunda stratejik olmanız gerekir.

“En iyi alıntılar” için sıralamaya çalışmak yerine, “1917’den en iyi alıntılar” gibi uzun kuyruklu bir anahtar kelime seçebilirsiniz . Nerede, bu yazıyı yazarken, o dönem için Google’ın ilk sayfasında DA’sı 6 olan bir web sitesi var. Ve 6’lık bir DA almak, neredeyse sadece web sitenizi oluşturmak ve sosyal medya profillerinizin ona bağlantı vermesi kadar kolaydır.

Bu nedenle, etki alanı yetkilinizi oluşturmanın zaman aldığını anlayın. Forbes veya Inc gibi gerçekten yüksek DA’ları olan web sitelerinden bağlantılar alabilirseniz, süreci hızlandırmaya yardımcı olabilir. 

Web siteniz yepyeniyse, rekabeti düşük uzun kuyruklu anahtar kelimelere odaklanın ve daha önce bahsettiğimiz harika içerik oluşturun. Sonuç olarak, insanlar makalenizi paylaşabilir ve DA’nız artacaktır. Elbette bu anahtar kelimeler için daha az arama hacmi olacak, ancak büyümek için küçükten başlamanız gerekiyor. +50 gibi yüksek bir DA’ya büyümek imkansız değildir. Sadece çaba ve zaman alır. Yine, en önemli sıralama faktörlerini manipüle edilmesi en zor hale getirme kavramına geri dönersek.

Etki alanı otoritesi sıralama faktörleri

Belirli bir niş içinde içerik oluşturmaya başlamak isteyen arkadaşlarıma genellikle söylediğim bir şey, her zaman bir alt niş ile başlamaktır. Örneğin, insanlara web siteleri oluşturmayı öğreten bir web sitesi oluşturmak istiyorsanız, web siteleri oluşturmaya çalışan küçük bir insan grubuna odaklanın. Olduğu gibi, özellikle fotoğraf portföyleri oluşturmak isteyen insanlar gibi bir şeye odaklanın.

Mümkünse, daha da derine dalmayı deneyin. Örneğin, özellikle İbrahim Sarac Web Çözümleri fotoğraf portföyleri oluşturmak isteyenler. Veya bir iş görüşmesi için bir fotoğraf portföyü oluşturmak isteyenler. Bu konular için rekabet, bir web sitesi oluşturmak isteyen herkesi hedeflemeye kıyasla çok daha az olacaktır. Süper alt niş başlatmak, ardından daha sonra nişinize daha geniş bir şekilde dalmak, web sitenizin trafiğini ve alan yetkilisini yeni bir web sitesi olarak yavaş yavaş nasıl oluşturacağınızdır.

Şimdi, farklı anahtar kelimeler için daha kolay sıralamanıza yardımcı olması için DA’nızı tam olarak nasıl geliştirirsiniz ve daha da önemlisi, belirli bir makaleyi arama sonuçlarında nasıl daha üst sıralarda yer alırsınız? Pekala, işte burada geri bağlantılar devreye giriyor.

3. Geri bağlantılar ve sayfa yetkisi

Geri bağlantılar, web sitenize geri bağlantı veren farklı web sitelerinden gelen bağlantılardır. Örneğin, bu gönderiyi blog gönderilerinizden birinde paylaşacak olsaydınız, bu sayfaya bir geri bağlantı verirdiniz. Ki bu gönderiyi beğendiyseniz, umarım beğenirsiniz çünkü bu içerik tamamen ücretsizdir ve yazmam biraz zaman aldı. Benzer şekilde, tıpkı orada yaptığım gibi  , başka bir sayfaya bağlantı vererek bir geri bağlantı verebilirim.

Bir geri bağlantının görsel temsili

Bu, Google’ın temel algoritması olan PageRank’e geri döner. Google, bir web sitesinin veya makalenin sahip olduğu geri bağlantı sayısına bağlı olarak içeriği arama sonuçlarında sıralamaya karar verir. Şimdi, sadece çok fazla geri bağlantınız olduğu için daha üst sıralarda yer aldığınız anlamına gelmez. Geri bağlantılar eşit oluşturulmaz.

Örneğin, Google’da “python nasıl öğrenilir” diye arama yapacak olsaydınız, ilk sıradaki makale, ikinci sıradaki makale olarak geri bağlantı sayısının bir kısmına sahiptir. Bunu yazarken, birinci sıradaki makale, ikinci sıradaki makaleye kıyasla daha düşük bir DA’ya (30’dan fazla) sahiptir. Peki neden ilk web sitesi hala daha üst sıralarda yer alıyor?

Bunun nedeni birçok şey olabilir, ancak hızlı bir şekilde tahmin etmem gerekirse, bunun nedeni ilk makalenin çok daha iyi yazılmış olması (birinci sıralama faktörünü düşünün) ve en üst sıradaki makalenin geldiği geri bağlantıların olmasıdır. yüksek DA’lara sahip kaliteli kaynaklardan.

Örneğin, Forbes makalenize bağlantı verseydi, niş bir yaşam tarzı blogunun size bağlantı vermesine kıyasla çok daha değerli olurdu. Bunun nedeni, Forbes’in bunu yazarken delicesine yüksek bir DA – 95’e sahip güçlü ve saygın bir markaya sahip olmasıdır. Forbes size bağlantı verirse, Google’a web sitenizin bir dereceye kadar değerli olması gerektiğine dair bir sinyal verir.

Ancak, Google artık backlink alaka düzeyine de odaklanıyor. Bu, bağlantı metninin ve bağlantı aldığınız web sitesinin bağlantı aldığınızda alakalı olması gerektiği anlamına gelir. Örneğin, önceki cümlede, bağlantı metninin ne olduğunu açıklayan bir gönderiye bağlantı verdim. Moz’un bu gönderiden yeni aldığı backlink oldukça alakalı bir backlink çünkü biz çapa metinlerinden bahsediyoruz ve ben bunun ne olduğunu açıklayan bir makaleye bağlantı verdim.

Geri bağlantılarınızın ilgili bağlantı metinlerinden geldiğinden emin olmak, geri bağlantılarınızın kalitesine yardımcı olabilir ve sıralamaya çalıştığınız bir makalenin sayfa otoritesini iyileştirmeye yardımcı olabilir. Şimdi, PA’nın (sayfa yetkilisi) ne olduğu konusunda fazla bilgi sahibi değiliz, ancak bu aslında belirli bir sayfa için bir DA’dır.

DA size tüm alanınızın toplam puanını verirken, PA size web sitenizdeki tek bir sayfa için puan verir. Yüksek bir DA, doğal olarak oldukça güçlü bir PA verir, ancak bir makaleye verilen güçlü geri bağlantılar, bazı durumlarda genel DA’nızı geçen PA’nızı gerçekten artırabilir. Bu nedenle bazen daha düşük DA’lara sahip web siteleri daha üst sıralarda yer alır. PA, web sitenizdeki diğer sayfalardan geri bağlantı kalitesi, sosyal beğeniler/paylaşımlar ve dahili bağlantılar gibi şeylerden artabilir.

Umarım bunu mümkün olan en az kafa karıştırıcı şekilde anlatabilmişimdir, ancak size örnek olay bölümünde görsel olarak ne demek istediğimi göstereceğim. Biraz kafanız karıştıysa, bu makalenin altına bir yorum bırakmaktan çekinmeyin, yanıt vermeye çalışacağım.

Her neyse, bir sonraki sıralama faktörüne geçelim ve oldukça önemli olduğuna inandığım bir faktör – sayfa içi SEO.

4. Sayfa İçi SEO: Web sitenizde nasıl içerik oluşturulur?

SEO denilince aklıma site içi SEO geliyor. Bu şekilde düşünmek muhtemelen doğru olmasa da, sayfa içi SEO’yu sadece Google’ın indeksleme dilini konuşmak olarak görüyorum. Başka bir işletme için SEO yaptığınız birçok durumda, sayfa içi SEO’yu optimize etmek, peşinden gidilecek düşük asılı meyve olabilir.

Bir işletme blogu örneğinde, çoğu işletme sadece yazmak için yazar, bu nedenle birçoğunun sayfa SEO’su oldukça kötüdür. Ve bu sıralama faktörü listemizde 4. sırada olduğundan, bunu yapmak delicesine zor değil.

Bu sıralama faktörü başlı başına bir gönderi olabilir, ancak size yalnızca bilmeniz gerekenleri vereceğim ve bilmediklerinizden hiçbir şey vermeyeceğimden emin olacağım.

İlk olarak, işin teknik tarafında, web sitenizin bir SSL sertifikasına sahip olduğundan ve güvenli olduğundan emin olmak istersiniz. İbrahim Sarac Web Çözümleri da dahil olmak üzere çoğu barındırma sağlayıcısı bunu zaten bir standart olarak sunar. Web siteniz yüklendiğinde, URL’nin önünde HTTP değil, HTTPS olduğundan emin olun.

Chrome’da, web sitesinin SSL ile güvenli olduğunu gösteren bir URL’nin yanında bir kilit göreceksiniz

Ardından, web sitenizin hızlı yüklendiğinden emin olmak isteyeceksiniz. Tercihen, bir sayfanın 3 saniyeden daha kısa sürede yüklenmesini istiyorsunuz. Pingdom’un hız testi ile sayfa hızını test edebilirsiniz . Web sitenizin yüklenmesi 3 saniyeden uzun sürüyorsa, işleri hızlandırmak için yeni bir barındırma sağlayıcısı bulmayı veya web sitenizdeki kodu temizlemeyi düşünün. İbrahim Sarac Web Çözümleri ile, daha küçük web siteleri yarım saniyede yüklenirken, yükleme sürelerinin 2 saniyeden az olması gerekir.

Ardından, web sitenizin duyarlı olduğundan emin olmak isteyeceksiniz. Mümkün olduğunda mobil SEO için optimize etmeniz gerektiği için bu son derece önemlidir . Web sitesi tasarımınız bir mobil cihazda doğru görünmüyorsa, bu SEO’nuza ciddi şekilde zarar verebilir. Bunu kontrol etmek için Google’ın mobil uyumlu test aracını kullanmanız yeterlidir.

Tamam, şimdi içeriğinizi belirli bir anahtar kelime etrafında nasıl optimize edeceğinizi ele alalım. Bu yazının sonundaki küçük bir vaka çalışmasında size İbrahim Sarac Web Çözümleri Blog’dan bir örnek göstereceğim. Ancak bu kısım için temelleri anlamanız gerekir.

İlk olarak, anahtar kelimenizin URL’nizde görünmesini istiyorsunuz. “En iyi köpek maması” anahtar kelimesinin peşine düşmek istediğinizi varsayalım. Web sitenizin URL’sinin şöyle görünmesini istersiniz:

Her ikisi de tamam, gönderinizin alan adınızın kökünde mi yoksa bir klasörde mi olduğu önemli değil (ad blogdan farklı olabilir). Ancak mesele şu ki, URL bilginiz tam olarak peşinde olduğunuz anahtar kelimeyi içermelidir.

Ardından, “en iyi köpek maması” anahtar kelimesinin H1 başlık etiketinizde olduğundan emin olmak istersiniz. Bir blog yazısı örneğinde bu, ana başlıkta olması gerektiği anlamına gelir. Hızlı bir alaka kontrolü yaparsak, Google’ın “en iyi köpek maması” anahtar kelimesi için liste türü makaleleri sıralamayı sevdiğini görebiliriz. Yani kullanabileceğimiz bir başlık örneği:

2020’de en iyi 10 köpek maması seçeneği

Bu muhtemelen en iyi başlık değil, ancak fikir şu ki, başlıkta anahtar kelimenizi veya onun bir varyasyonunu istiyorsunuz. Harika başlıklar yazmanıza yardımcı olması için bir başlık analizörü kullanmayı deneyin. Bir avuç çözüm bulmak için sadece Google “başlık analizörü”. TO (tıklama oranları) çok önemli olacak çünkü başlangıçta insanların web sitenizi tıklamasını bile bu şekilde sağlayacaksınız. Bu nedenle, şeyleri doğru ve doğru bir şekilde adlandırdığınızdan emin olun.

Ardından, anahtar kelimenizin gönderinizin meta etiketinde veya açıklamasında olduğundan emin olmak istersiniz. Meta açıklama, Google’da bir şey aradığınızda başlığın altında gördüğünüz küçük paragraftır. Size makalenin ne hakkında olduğuna dair bir göz atmanızı sağlar ve anahtar kelimenizin orada bir yerde olduğundan emin olmak istersiniz. Bu şekilde, Google sayfanızı taradığında ve dizine eklediğinde, içeriğin ne hakkında olduğunu hızlı bir şekilde anlayabilir.

Ardından, blog yayınınızda kullandığınız tüm görsellerin uygun alt metne sahip olduğundan emin olmak istersiniz . Bu yazı olduğundan daha uzun olacağı için çok derine inmeyeceğim. Google’da Ara gitsin.

Görüntülerle ilgili bir diğer önemli ipucu da uygun dosya adlarını kullanmaktır. Resimlerinizin dosya adının rastgele bir harf veya sayı dizisi olmasını istemeyin. Aslında onları doğru bir şekilde adlandırın, çünkü bu onların Google’ın görsel aramasında yer alma şansınızı artıracaktır. Ayrıca şeffaf arka planı olan tüm resimlerin PNG olarak yüklenmesi ve şeffaf arka planı olmayanların JPEG olarak yüklenmesi idealdir. Bunun nedeni, resimlerinizin hızlı yüklenmesini istediğiniz için resim dosyası boyutlarıdır. Bu nedenle, kullandığınız tüm resimlerin 300 kb’nin altında olduğundan emin olun. Resimleriniz çok büyükse, Google “PNG sıkıştırıcı” veya “JPEG sıkıştırıcı” ve sitenize yüklemeden önce dosya boyutunu küçültmeye yardımcı olacak bir araç kullanın.

Ardından, içeriğinizde LSI anahtar kelimelerine sahip olmak istersiniz. LSI, gizli anlamsal indeksleme anlamına gelir ve bu, ana anahtar kelimenizin eş anlamlılarını veya varyasyonlarını söylemenin süslü bir yoludur – LSI derken beni akıllı kılıyor. LSIGraph gibi bir araç kullanın ve ana anahtar kelimenizi yazın ve başka hangi anahtar kelimelerin açıldığını görün. Ana anahtar kelimemizin “en iyi köpek maması” olması durumunda, ortaya çıkan bazı LSI anahtar kelimeleri “kuru köpek maması”, “ıslak köpek maması”, “büyük cins köpek yavrusu” ve çok daha fazlasıdır. Bu anahtar kelimelerden bazılarını “en iyi köpek maması” ile ilgili içeriğimizde kullanmak istiyoruz.

Kullanabileceğiniz bir başka harika araç, steroidlerdeki LSI gibi, Clearscope . Clearscope, belirli bir anahtar kelime için Google’daki ilk birkaç sıralama gönderisini temel olarak analiz eder ve maksimum alaka düzeyi ve erişim için içeriğinizde hangi anahtar kelimelerin bulunması gerektiğini söyler. Biraz pahalıdır, ancak çok fazla içerik üretirseniz buna değer.

Pekala, sayfa içi SEO hakkında bilmeniz gereken her şey bu kadar. İsterseniz başka bir yerde daha fazla okuyarak daha derine inebilirsiniz. Ama hemen hemen temellerden geçtik.

5. Alan adınızdaki anahtar kelimeler ve yaşı

Listemizdeki beşinci sıralama faktörü, alan yaşı ve alan adınızın gerçekte ne olduğudur. Şimdi, etki alanı yaşına pek girmeyeceğim çünkü bu temelde web sitenizin ne kadar süredir yayında olduğu anlamına geliyor. Web siteniz yepyeniyse ve web sitesine hızlı bir şekilde geri bağlantılar oluşturmaya başlarsanız, Google, DA’nızı büyütmek için “taktikler” kullandığınızı düşünebilir. Bu nedenle, özellikle bir web sitesinin otoritesini hızla büyütmeye başlamak için PBN gibi bir şey kullanıyorsanız, işleri ağırdan alın – Google sizi işaretleyecektir.

Ancak daha önemli olan alan adınızın gerçekte ne olduğudur. Bunu fark etmem biraz zaman aldı, ancak SEO için önemli. Örneğin, özel bir pencereye gidin ve “web sitesi” veya “danışmanlık nedir” anahtar kelimelerini arayın ve ilk sıralama sonucunun ne olduğunu görün. Diyeceğimi dedim. 

Ancak, ciddi bir not olarak, alan adınızdaki anahtar kelimeler yardımcı olsa da, yalnızca yukarıdaki 4 sıralama faktörüne odaklanmış olmanız gerçekten önemlidir. Alan adınızdaki anahtar kelimeler iyidir, ancak her web sitesi için anlamlı değildir. Bu yüzden çok fazla endişelenme.

6. Trafik

Listemizin sonuncusu, bir sayfanın belirli bir zamanda ne kadar trafik aldığıdır. Bu seni “ha?” diyebilir. Aslında test edene kadar bunun bir şey olduğunu bile bilmiyordum. Ancak, Google’ın SERP’sinde son dakika haberlerini oldukça yüksek sıraladığını fark ettiğimde mantıklı geldi.

Esasen, bir sayfa bir trafik dalgası aldığında, Google’a “son dakika haberi” veya gerçekten önemli olduğuna dair bir sinyal gönderir ve diğerlerinin kolayca bulması için daha üst sıralarda yer almaya başlar. Örneğin, bir süre 8. pozisyonda bir gönderi sıralamamız vardı ve yukarı çıkmıyordu. Bu yüzden, ani bir trafik artışı sağlamak için bir bültenle gönderdik.

Birkaç hafta sonra gönderi 1 numara oldu. Bunu bir blog gönderisine ücretli reklamlar yayınlayarak da test ettik ve aynı şekilde çalıştı. Aslında Grow and Convert tarafından bu konuda daha derinlemesine bilgi edinmek için göz atmanız gereken yeni bir blog yazısı var.

Pekala, bu, en üst sıradaki faktörler için sonuca varıyor. Yine, birkaç tane daha olabilir. Ama gerçekten dikkat ettiğim tek şey bunlar – en azından şimdilik.

Örnek olay: Google’da 1 numara

Biraz önce söz verdiğimiz gibi, “UX tasarım ipuçları” anahtar kelimesi için nasıl 1 numarayı nasıl sıraladığımıza dair küçük bir örnek olay incelemesi.

İlk olarak, bize Moz’un DA’sını gösteren bir SEO aracı kullandık. Size tam olarak hangi aracı kullanacağınızı söylemeyeceğim, ancak bu örnek için devam ettim ve Keysearch adlı bütçeye uygun bir araç kullandım.

“UX tasarım ipuçları” hakkında bir makale yazmak istediğimizi biliyorduk, bu yüzden araca anahtar kelimeyi yazdık:

Keysearch’te PA, DA ve geri bağlantı sayısını görebilirsiniz – daha önce bahsettiğimiz her şey

Şimdi, hızlı bir bakışta, makalemizin 1 numarada olduğunu görebilirsiniz. Ama biz başlangıçta anahtar kelime araştırmamızı yaptığımızda makalemiz orada değildi (hah), bu yüzden ilk sonucu görmezden gelin. İlk 2 makaleden daha güçlü bir DA’ya sahip olduğumuzu bilmek, bu dönem için sıralanabileceğimizden emin olmamızı sağladı.

Ancak, ilk sıradaki makale (yine bizimkileri göz ardı ederek) çok fazla geri bağlantıya sahipti. Ancak, DA’nın oldukça değerli olduğunu bildiğimiz için, bizi korkutmadı. 

Ardından, bu yazının sayfa SEO bölümünde bahsedilen tüm protokolleri takip ettik ve alakalı anahtar kelimelerin ve içerik kalitesinin orada olduğundan emin olduk.

Gönderiyi yazıp yayınladık ve ardından bir dağıtım stratejisi izledik. Genel olarak, dağıtıma çıkmadan önce bir gönderinin Google’da dizine eklendiğini öğrenene kadar beklemeyi severim. Web sitenizdeki içeriği bir ürün lansmanı olarak değerlendirmek önemlidir. Bu yüzden makaleyi sosyal medya hesaplarınızda ve e-posta listenizde paylaştığınızdan emin olun. Bazı durumlarda, gönderilerin tanıtımını artırmaya yardımcı olması için ücretli reklamları bile kullanabilirsiniz. Ayrıca, önceki ilgili makalelerimizden herhangi birini gönderiye bağladığımızdan emin olarak bir bağlantı kurma stratejisi izledik.

Yaklaşık 3 ay sonra gönderi 1 numara oldu. Ve bunu yazarken, bir süredir bu pozisyondaydı. İşte!

Bakın, size SEO’nun basit olduğunu söylemiştim.

Özellikle zaten çok fazla içeriğe sahip bir web sitesi için SEO ve içerik pazarlaması yapıyorsanız, web sitenizdeki mevcut içerik için de bu işlemi tam olarak uygulayabilirsiniz. Bu çok hızlı bir kazanç olabilir.

SEO desteği için gönderileri yeniden yayınlamaya yönelik yeni başlayanlar kılavuzu

SEO uzun vadeli bir oyun olduğundan ve içeriğin sıralanması biraz zaman alabileceğinden, bazen 6 aydan fazla bir sürede eski gönderileri güncellemek, yenilerini oluşturmaya kıyasla daha hızlı sonuçlar verir. Bunun nedeni, zaten Google’da bir gönderi sıralamanız varsa, Google’ın onu dizine eklemek için uzun bir süreçten geçmiş olmasıdır.

Bunu birkaç yıldır blogumuzda olan eski yazılarımızdan biriyle yaptık. Ve bu oldu…

Tek bir blog gönderisinin Google Analytics ekran görüntüsü. Kırmızı ok, gönderiyi ne zaman güncellediğimizi gösterir.

Trafikte %100 artış hakkında konuşun! Olan şey, geri döndük, sayfa içi SEO protokolünü takip ettik, gönderiyi yeniden yayınladık (tarihin güncellendiğinden emin olarak) ve dağıtım stratejimizi tekrar izledik. 

Yeni bir şey yayınlamadan sayfa görünümlerinizi nasıl ikiye katlayabilirsiniz?

Ve hayır, bu bir kerelik değildi. İşte %300’ün üzerinde büyüyen bir tanesi:

Bak, neden bahsettiğimizi biliyoruz. Ama ciddiyim, bunu da yapabilirsin. Bir şey unuttuğunuzda geri dönüp bu yazıyı okuduğunuzdan emin olun. İstediğiniz zaman tekrar başvurabilmeniz için yer imlerine ekleyin. Gelecekteki bir gönderide, gerçek bir içerik stratejisi geliştirme hakkında daha fazlasını açıklayabilirim. Bunu buraya ekleseydim, bu yazı iki kat daha uzun olurdu. Ancak, bu yazıda ele aldığımız her şeyi özetlemeden önce, yeniden yayımlama hakkında bir şey daha açıklamak istiyorum.

Bazı durumlarda, sayfa içi SEO dostu olmayan URL sümüklü böceklerine sahip olabilirsiniz. Zaten ilk sayfada bir yerde sıralanan bir gönderiyi güncellemek istiyorsanız, örneğin 5-10 arasında, URL’yi değiştirme konusunda endişelenmeyin. Özellikle orijinal kurallı etiketi değiştirirseniz işleri bozarsınız . 

Ancak, ikinci, üçüncü ve hatta dördüncü sayfada bir gönderi olduğunu fark ederseniz ve onu yeniden yayınlamak ve bu protokolü takip etmek istiyorsanız, URL bilgisini güncelleyin ve 301 , onu SEO dostu URL bilginize yönlendirin. Ancak orijinal kurallı etiketi sakladığınızdan emin olun. Standart etiketlere pek girmedik, ancak bunlar esasen Google’a bunun orijinal makale olduğunu söylemenin bir yoludur, böylece yinelenen içeriğiniz olmaz. Bu nedenle, bir şey ilk kez yayınlandıktan sonra, kurallı etiketle asla uğraşmayın. URL’leri güncellemek istiyorsanız, eski kuralı korurken eski sayfayı yenisine 301 yönlendirmeniz yeterlidir. Geçmişte bu mantığı anlayamadığım için mesajları kırdığım için bundan bahsedeyim dedim.

Her neyse, umarım tüm bunlar yardımcı olur.

Çözüm

Bu yazının sonuna geldiyseniz, sizi selamlıyorum. Tüm bunları bilmek, konu bir SEO uzmanı ve içerik pazarlamacısı olmak olduğunda sizi oyunun önüne geçirecektir. Kendimi herhangi bir konuda uzman olarak görmesem de, SEO konusunda oldukça yetkin biriyim – çünkü buna biraz zaman ayırdım. Bu rehberi sizler ve genç benliğim için yazdım. Bu gönderiden sadece 1 şey öğrendiysen, işimi yaptım.

Her neyse, bir özet olarak, tartıştık:

  • Web sitesi SEO’su nedir
  • Google aslında nasıl çalışır?
  • SEO’yu özel yapan nedir?
  • SEO Türleri: hem teknik hem de sayfa içi
  • İçeriğinizi nasıl sıralarsınız?
  • Tüm (önemli) sıralama faktörleri
  • Mini bir vaka çalışması
  • İçeriği yeniden yayınlamak için başlangıç ​​kılavuzu

Ayrıca aşağıdaki gibi araçlara göz atmak da iyi bir fikirdir:

  • Google Analytics
  • Google Web Yöneticisi Araçları
  • Moz, Ubersuggest veya Keysearch
  • Clearscope veya LSIGraph
  • Ahrefler
  • Anahtar Kelimeler Her Yerde krom uzantısı

Yukarıda bahsedilenlerden birkaçı dışında kesin araçlara pek girmedik. Ancak araçlardan daha önemli olan temel bilgiler ve kullanmayı seçtiğiniz herhangi bir aracı kullanırken bunları araştırmanıza nasıl uygulayacağınızı bilmektir.

Bu yazı hakkında ne düşündüğünüzü aşağıdaki yorumlarda bize bildirin. Herhangi bir sorunuz varsa, yanıtlamak için elimizden gelenin en iyisini yapacağımızdan emin olabilirsiniz.

Şimdi gidip harika içerikler üretin, dünyanın buna ihtiyacı var!

Web Sitesi SEO’su: Google’da sıralamaya yeni başlayanlar için kılavuz

Yeni Web Tasarım İşletmeniz İçin Daha Fazla Müşteri Nasıl Elde Edilir

Yeni bir web tasarım işine başlamak zor olabilir. Sonuçta, potansiyel müşterilerin görmek isteyeceği ilk şey, işinizin bir portföyüdür. Ama elbette, yeni bir web tasarımcısı olarak, önceki projelerin kapsamlı bir listesine sahip olmayacaksınız. Yani, biraz yakalama-22 durumunda kaldınız.

Ancak, her başarılı web tasarım işinin bir yerden başlaması gerekiyordu. Ve hatta yerleşik web tasarım işletmeleri bile bazen yeni müşteriler bulmakta zorlanıyor. İşte web tasarım şirketinize yeni müşteriler çekmenize yardımcı olacak bazı ipuçları.

Web Sitenizin Faydasını En Üst Düzeye Çıkarın

Potansiyel müşterilerin göreceği web tasarım becerilerinizin ilk örneği web sitenizdir. Bu nedenle, sitenizin olağanüstü olduğundan emin olmak için zaman ayırın. Yine de, müşterilerin web sitenizin işletmeleri için bir web sitesine nasıl çevrilebileceğini görselleştireceklerini unutmayın. Bu nedenle, yeniliklerle aşırıya kaçmamak en iyisidir. Bunun yerine, siteyi nispeten basit ve gezinmesi kolay tutun. Ve sitenin arama motoru optimizasyonu (SEO) yönlerini de ihmal etmeyin. Organik trafik, web tasarım işiniz için yeni potansiyel müşteriler kazanmanın en ucuz yoludur.

Muhtemelen bir web tasarımcısı olarak çığır açan yeni siteler tasarlamak için zaman harcamayı tercih edersiniz. Ancak, bir işletme sahibi olarak, değerli kişilerden oluşan bir ağ oluşturmanız da gerekecektir. Bu nedenle, LinkedIn profilinizi cilalamak ve sitede ağ oluşturmak için biraz zaman ayırın. Ve ağ oluşturma fırsatları sunan yerel iş etkinliklerine katılın. Unutmayın, akla gelebilecek her tür işletme bir web sitesine ihtiyaç duyar. Bu nedenle, ağınızı ne kadar geniş tutarsanız, değerli olası satışları yakalama şansınız o kadar artar.

Bir Niş veya Niş Bulun

Yetkili bir web tasarımcısı, hemen hemen her niş için bir site tasarlama becerisine sahip olacaktır. Ve yukarıda belirtildiği gibi, bir web tasarımına ilk başlarken geniş bir pazarı hedeflemek en iyisidir. Ancak, belirli bir alanda deneyiminiz varsa, bu kullanabileceğiniz bir güçtür. Yani, bu gücü, o nişe yönelik hedefli pazarlamada sat. Ve iş büyüdükçe potansiyel dikey pazarları araştırın. Örneğin, bir veya iki mutlu muhasebeci müşteri, profesyonel hizmet şirketleri için web siteleri tasarlama konusundaki uzmanlığınızın başlangıcı olabilir.

Serbest Çalışan Pazar Yerlerini Düşünün

Serbest çalışan bir sitede müşteri kazanmak için muhtemelen oranlarınızı düşürmeniz gerekecek. Yine de Fiverr, Upwork ve PeoplePerHour gibi platformlar iş fırsatları ve portföyünüze bazı projeler ekleme şansı sağlayacaktır. Bu nedenle, web tasarım işinizi başlatmak için hizmetlerinizi serbest çalışan pazar sitelerinde sunmayı düşünün. Ancak, bu türden çok fazla iş yapmaktan kaçınmak en iyisi olacaktır. Tamamlamanız gereken düşük ücretli bir iş yığınınız varsa, ortaya çıktıklarında daha karlı işler üzerinde çalışmak için zamanınız olmayabilir.

Yerel Pazarlama

Web tasarımcıları uluslararası olarak çalışabilir. Bununla birlikte, bölgenizde en çok tercih edilen yerel web tasarımcısı olmanın hala bir faydası var. Bu nedenle, pazarlama çabalarınızın bir kısmını yerel iş dünyasında hedefleyin. Örneğin bir Google My Business sayfası oluşturun. Yerel iş gruplarına katılın. Ve iş bağlantılarınızdan tavsiye istemeyi unutmayın. Örneğin, kullandığınız yerel muhasebeci firmasının, bazılarının yeni bir web sitesine ihtiyacı olabilecek birçok bağlantısı olacaktır.

Hedeflenen Erişim

Soğuk arama veya soğuk pazarlama e-postaları göndermek çok eğlenceli olmayabilir. Yine de, bu yöntemler işe yarıyor Soğuk arama veya soğuk pazarlama e-postaları göndermek çok eğlenceli olmayabilir, ancak bu yöntemler iyi hedeflenmişse işe yarar. Bu nedenle, becerilerinizden yararlanacak işletmelere hizmetlerinizi sunmaktan çekinmeyin. Örneğin, sitelerin nasıl iyileştirilebileceğini bulmak için bağlantılarınızın veya yerel şirketlerin web sitelerini inceleyebilirsiniz. Ardından, geliştirmeleri rekabetçi bir fiyata tamamlamayı teklif eden bu kuruluşlara ulaşabilirsiniz. Bu yaklaşım, ücretlerinizi düşürmenizi içerebilir. Yine de, işinizi kurarken memnun müşteri portföyünüzü büyütmenin başka bir yolu.

Sosyal Medyada Hedef Kitlenizle Etkileşime Geçin

Sosyal medya pazarlaması uzun vadeli bir projedir. Ancak, Facebook, Instagram ve Twitter’da ne kadar erken takipçi kazanmaya başlarsanız o kadar iyi. Bu nedenle, sosyal medyada bilgilendirici içerik yayınlayın ve hedef kitlenizle etkileşim kurun.

Fazla Yayın

Bir müşteri tarafından beklenenden fazlasını sunmak, tekrar eden iş ve tavsiyeler oluşturmak için mükemmel bir yoldur. Bu nedenle, özellikle yeni bir web tasarım işi kurarken fazla dağıtmak en iyisidir. Elbette her zaman müşterilerin beklentilerini karşılamak ve mükemmel hizmet sunmak isteyeceksiniz. Ve şirket kurulduktan sonra, en değerli müşterilerinize fazla teslimatı kısıtlamak isteyebilirsiniz. Ancak, bir işletmenin ilk günlerinde, muhtemelen her projede beklentileri aşmak için zamanınız olacaktır.

Tavsiye İsteyin

Yönlendirmeler birçok kaynaktan gelebilir. Gerçekten de arkadaşlar, aile, önceki işverenler ve iş bağlantıları, iş veya yönlendirmeler için potansiyel kaynaklardır. Bu nedenle, insanlardan yeni işinizle ilgili haberleri yaymalarını istemekte proaktif olun. Ve mevcut müşterileri de besleyin. Projeleri gereğinden fazla teslim etmenin yanı sıra müşterilerle iletişimde kalın. Örneğin, sağlayabileceğiniz ek hizmetler önerin ve müşterilere size iş teklif etmekle ilgilenebilecek birini tanıyıp tanımadıklarını sorun.

Uzmanlığınızı Sergileyin

Sunduğunuz hizmetleri internette arayan binlerce insan var. Ziyaretçileri çeken ve uzmanlığınızı öne çıkaran içerik yayınlarsanız, Google’da bulunma şansınızı artırırsınız. Bu nedenle, blogunuzda sürekli olarak yararlı içerik yayınlayın, sosyal medyada paylaşın ve ilgili sitelere konuk gönderileri sunun. İşletmenizin adını öğrenin ve müşteriler size gelmeye başlayacak.

Çözüm

Yeni bir web tasarım işi pazarlamak zorlu bir mücadele gibi görünebilir. Bununla birlikte, ilgili becerilere sahipseniz ve pazarlamanıza devam ederseniz, hizmetlerinize büyük bir talep var. Bu nedenle, tüm bağlantılarınızdan yararlanın, web sitenizin becerilerinizi gösterdiğinden emin olun ve mevcut tüm pazarlama fırsatlarını kullanın. Tüm çabanızın karşılığını görmeniz uzun sürmez.

Yeni Web Tasarım İşletmeniz İçin Daha Fazla Müşteri Nasıl Elde Edilir